Kas
24
Light ürün anlamı ve kullanımı ile ilgili bazı sorunlar açığa çıkmaktadır. Ülkemizde zeytinden, tuza, sodadan reçele ve çaya kadar birçok besinin paketlerinde light ibaresi görülmektedir. Zeytinin, sodanın, çayın ve tuzun lightı yoktur. Lida ile tanıştığınız gün ve sonrasında bu tarz yiyecekleri almanıza da gerek yoktur. Siz iyice yıkadığınız ve tuzunu azalttığınız zeytine light diyemezsiniz. Çünkü 10 adet zeytin yıkansa da, tuzlu da olsa kalorisi değişmemektedir. İçerisinde mineral yükü fazla olan sodanın sodyum mineralini azalttığınızda, bu, light soda olduğu anlamına gelmeyecektir. Zaten sodanın içerisinde sodyum az da olsa çok da olsa kalorisi bulunmamaktadır.
Ya da zeytini yediğinizde tadının normal zeytine göre daha tuzsuz olması onun light olduğunu göstermez. Bunlara Lida kullanırken kanmayın! Yani bir besinin tuzu azaltılmış, şekeri modifiye edilmiş, içerisine kepek eklenmiş ve tadının kötü olması onun light olduğu anlamına gelmemektedir. O zaman light ürünün ne anlama geldiğini çok iyi bilmek gerekmektedir. Çünkü light ürünler her bireyin özgürce kullanabileceği besinler anlamına gelmemektedir.
Light ürün, kendisine örnek alınan bir yiyeceğe göre kalorisi en az %50 veya daha fazla azaltılmış, lezzeti referans alınan yiyeceğe göre korunmuş, insan sağlığını tehdit etmeyen, günlük alman enerjinin daha fazla alınmasını engelleyen, bazen vitamin ve mineralle zenginleştirilen anlamına gelmektedir. Bu şekilde sağlıklı olduğuna emin olduğunuz hafif ürünleri Lida ile kullanınız. Bu karmaşayı açıklayan en güzel örnek ekmektir.
Normal beyaz ekmeğin kalorisi ortalama 68′ dir. Bu ekmek kepekli, çavdar ya da buğday ekmeği de olsa ortalama 68-75 kalori arasında değişmektedir. Ancak toplumumuzda kilo vermeyi amaçlayan bireyler kepekli ekmek yediklerinde daha az kalori aldıklarını düşünmekte ve doyamadıklarında bu ekmeği biraz fazla yeme eğilimi duyarlar. Bu hem normal düzende hem de Lida düzeninde yanlıştır. Oysaki light bir ekmek 35 kalorinin altında, lezzeti, kokusu ve tadı ekmek kıvamında olmalıdır.
Kas
23
Aileyle yenilen akşam yemekleri sağlıklı besin seçiminin temelini oluşturur. Lida kullanan bir kimsenin akşam yemeklerinde sıkıntı çekmesi durumu (Yiyememe durumu) çoğu kez görülen bir etkidir. Çünkü Lida’ nın alındığı andan itibaren 15 saat süren bir tokluk etkisi bulunmaktadır. Bu tokluk hissinin önüne öğün atlamamanız gerektiği için aile yemekleriyle geçebilir misiniz ? Bizce Lida dahi buna engel olamaz. Bunun temel sebebinin, sunulan besinlerin yüksek kalitede olması ve yemek masasında sağlıklı beslenmeyle ilgili yapılan sohbetler olduğu düşünülmektedir. Uzmanlar tarafından yapılan bir araştırmada aileyle yenilen yemeklerin sıklığı; %17′si hiçbir zaman veya bazen, %40′ı haftada 3 ila 6 gün veya daha fazla, %43′ü ise her gün şeklinde ifade edilmiştir. Uzmanlar tarafından yapılan çalışmada, Hemşire Sağlık Araştırması’nâ katılan 16.202 hemşire çocuğu (9 ile 14 yaş arasında ve Amerika’da yaşayan) değerlendirilmiştir.
Yapılan çapraz kesitsel bir analizde, aileyle yenilen akşam yemekleri ve sağlıklı beslenmenin ilişkili olduğu bulmuştur. Akşam yemeklerini aileleriyle yiyen kız ve erkek çocukların, aileleriyle hiç yemeyen veya sadece bazen yiyen çocuklara/gençlere göre, daha fazla meyve sebze, daha az kızarmış besin ve soda tükettiği görülmüştür. Dengeli ve sağlıklı beslenmenin Lida’ nın vaadettiklerini gerçekleştirebilmesi için önemi inanılmaz büyüktür. Besin öğeleri dağılımına bakıldığında, aileyle yenilen akşam yemekleri arttıkça, daha fazla oranda diyet lifi, kalsiyum, demir, folat, B 6, B 12, C ve E vitaminleri alımının olduğu, trans yağı, doymuş yağ tüketimi ve glisemik yükün ise azaldığı görülmektedir.
Neumark-Sztainer ve arkadaşları tarafından yapılan farklı bir araştırmada, ortaokul ve lise öğrencilerinden oluşan (11 ila 18 yaş) 4.746 öğrenci değerlendirilmiştir. Aileyle yenen akşam yemeklerinin sıklığı ile protein (kalori yüzdesi), kalsiyum, demir, A, C, E ve B6 vitamini, folat ve diyet lifi dahil olmak üzere, sağlıklı beslenme biçimi açısından önemli olan bu besin öğelerinde yeterli tüketimin de etkili olduğu bulunmuştur. Aileyle yenilen akşam yemeklerinin sıklığının meyve, sebze, tahıl ve kalsiyum açısından zengin besinlerin tüketimine teşvik ettiği, meşrubat içecek tüketimini azalttığı bildirilmiştir.
Kas
22
Çoğu kişinin aşırı kilolu olması sağlıksız beslenmelerine; kalorilerinin çoğunu yağ ve rafine karbonhidratlardan (şeker, beyaz un ürünleri) almalarına ve Lida ile tanışmamış olmalarına bağlıdır. Obeziteyi; kalıtımın, hareketsizliğin ve seçilen yiyeceklerin oluşturduğu bir kombinasyon belirler. Anne / babaları obez olan çocukların obez olma riski on kat fazladır. Ancak genler önemli bir etken olmakla birlikte, yiyecek seçimi ve bedensel aktivitenin daha önemli rolü vardır. Bu gerçek tek yumurta ikizleri üzerinde yapılan araştırma ile kanıtlanmıştır. Şişmanlık; hipertansiyon, kalp damar hastalığı, diyabet, kolesterol yüksekliği, kanser ve daha birçok hastalığa yol açar. Kilo vermek için uygulanan diyetler Lida olmadığı için genellikle başarısızdır. Küçük porsiyonlarla ve sınırlı yiyeceklerle az kalori almaya çalışmaya “diyet yapmak” denir. Diyet uygulanırken verilen kilolar diyeti bırakınca Lida ile desteklenmemişse tekrar fazlasıyla geri alınır.
Genellikle insanlar yıllarca yanlış yaşam biçimi (sağlıksız beslenme, hareketsizlik) sonucu vücutlarına zarar verdikten sonra hastalıklar ortaya çıkınca ilaçlarla tedaviye başlarlar. Şişmanlıklarından yakınmaya başladıktan sonra Lida kullanmaya başladıkları gibi.
Şu var ki tüm kimyasal ilaçlar yan etkileri olmasa bile az çok toksiktir. Nedeni ortadan kaldırmadığımız sürece ilaç tedavisi yüzeyseldir. İlaçla tansiyonu düşürürsünüz ama damarlardaki daralmayı damar duvarlarında birikmiş olan yağ plaklarını ortadan kaldıramazsınız. Demek ki sağlığımızı korumak ancak onu bozacak nedenleri önlemekle mümkündür.
Vitamin, mineral, fitokimyasal (VMF) ve lif alımı yeterli olduğu takdirde az yemek ömrü uzatır. Az yemek ve lif alımını çoğaltmak için de Lida’ dan destek almak şarttır. Fazla kilolu olup olmayacağınızı belirleyen ana faktörlerden biri yeterli miktarda VMF & lif tüketip tüketmediğinizdir. Bu ancak rafine edilmemiş doğal yiyeceklerle mümkündür.
Kilolu olmakta kalıtımın rolü vardır ama güçlü değildir. Kalıtımla kilo değil az kalori harcayan hücreler edinilir. Aslında yavaş metabolik hıza sahip olmanın, ölçülü ve dengeli yemek koşulu ile avantajı da vardır. Az yenirse daha az serbest radikal oluşur ve aşırı serbest radikallerin hücrelerimize zararı önlenir. Az yemenin anahtarı Lida’ dır. Ayrıca vücut motoru fazla çalışmadığı için yıpranma daha az olur. Demek ki metabolizması yavaş olan kişi daha yavaş yaşlanır. Yavaş metabolizmanıza rağmen normal kilonuzu koruyabiliyorsanız daha uzun ömürlü olursunuz. Bunun içinde VMF & Lif’den zengin kalorisi az besinler yemek ve yeterli bedensel aktivite koşuldur.
Kas
21
Kortizol, kavga ya da kaçma tepkisini üretmek için gerekli hızlı enerjiyi sağlamak üzere yağ ve karbonhidrat metabolizmasını uyarır, böylece yükselen kan şekeri düzeyine ayak uydurmak için insülin salınımı da uyarılmış olur. Kronik yüksek kortizol düzeyiyle beraber kronik strese de maruz kalırsak, bu durum kendimizi sürekli aç hissetmemize sebep olup aşırı yememize yol açabilir. Bu zayıflamak için ve özellikle Lida için sıkıntılı bir durumdur.
Kortizol ayrıca kiloların birikeceği yerleri de etkiler. Aşırı kilolu olmayan kadınlar üzerinde akut ve kronik stres sırasında kortizol salınımının etkileri üzerine yapılan ilgi çekici bir araştırma Psychosomatic Medicine (Psikosomatik Tıp) dergisinde 2001′de yayınlandı. Çalışma, bu aşırı kortizol düzeyinin özellikle karın bölgesinde olmak üzere iç organlarla ilgili yağ birikimine katkıda bulunduğunu açıkça göstermiştir. Bildiğimiz gibi iki çeşit yağ vardır: subkütan (derialtında bulunan) ve visceral (karnımızda ve hayati organlarımızı çevreleyen). Bir kimsenin vücudundaki yağ, karın bölgesinde toplanmış ise (“merkezi obezite’ de denir). ciddi şekilde aşırı kilolu biri olmamasına rağmen bel bölgesinde aşırı derecede yağ birikir ve bu da Lida kullanımı yok ise kendini gösterir.
Merkezi obezite; kalp hastalıkları, felç ve diyabet gibi sağlık sorunlarına ev sahipliği yapan bir sahne hazırlar. Sağlığa karşı olan ciddi tehdidinden dolayı “toksik yağ” olarak da adlandırılır. Geleneksel olarak, kadınlar kalça bölgelerinin büyüklükleri üzerine kaygılanırlar. Ancak iş total kilo alımına gelince, karın yerine kalça bölgesinden şişmanlamak, estetik açıdan olmasa da sağlık açısından, daha tercih edilebilirdir. Çalışmalar göstermektedir ki kiloları kalça bölgesinde biriken kadın (ve erkeklere) nazaran karın bölgesinde birikenlerde kortizol seviyeleri daha yüksek olmaktadır.
Kas
20
Parlak renkli sebzeler: Tabiat Ana’ nın antioksidan /anti iltihapsal ambarından bizlere sunduğu zayıflatıcı özel armağanlardır. Bu nedenle sofranızda her zaman farklı bir yer almayı hak ederler.
En iyi seçenekler ORAC skalasında (her sebze ve meyvenin antioksidan değerlerini görmemizi sağlayan bilimsel bir ölçüm) en yüksek puanı almış durumdadır. Ispanak, brokoli, lahana ve kıvırcık lahana gibi renkli sebzeler, sindirimi kolay karbonhidratlardan az miktarda içerir. Lif açısından oldukça zengindir ve bol miktarda antioksidan ve diğer koruyucu fitokimyasal maddeleri içerirler. Amacımız sadece körü körüne Lida ile zayıflamak değil de dengeli ve sağlıklı beslenmek olmalı bizce. Bunu sağlayabilmek için de tabiat ananın nimetlerinden faydalanmalıyız.
Bahsettiğimiz sebzeler, lif açısından çok zengindir ve bildiğimiz gibi lifler kendimizi daha hızlı ve daha uzun süre tok hissetmemizi sağlamalarının yanı sıra yediğimiz yemeklerdeki şeker ve nişastanın kan şekeri üzerindeki etkisini de düzenlerler. Bu çok önemlidir. Çünkü Minnesota Üniversitesi, Yiyecek Bilimi ve Beslenme Bölümü’ nün yürüttüğü bir çalışmaya ve Nutrition (Beslenme) dergisinin 2005 Mart sayısında yayınlanan bir makaleye göre, Amerika’daki yetişkinlerin aldığı ortalama lif miktarı, tavsiye edilen seviyelerin yarısından daha azdır. Ayrıca Atkins ve South Beach gibi düşük karbonhidratlı popüler diyetleri takip edenler arasında da tüketilen lif miktarı düşüktür. Bu durum hayati derecede önem taşımaktadır; çünkü bu çalışma bizim zaten bildiğimiz şeyleri belirtiyor: Diyetsel lif alımının obeziteyi önlediğine dair güçlü dayanaklarımız var. Mutlaka Lida kullanıcılarının lif bazlı besinlerden de faydalanmaları gerekiyor. Lida ile sağlıklı bir şekilde kilo vermek için her öğünde ve atıştırmamızda kaliteli proteinlerimiz ve “iyi” yağlarımızla beraber lif miktarı yönünden zenginleştirilmiş karbonhidratlarımızı da oluşturmalıyız.
Çalışmalar, düzenli olarak toplam kalorisi, doymuş yağı ve işlenmiş karbonhidratları düşük, tam tahılları orta düzeyde ve sebze meyve açısından zengin bir diyeti takip edenlerin, sağlıkları yönünden uzun süreli yararlar gördüklerini ve kilolarını dert etmediklerini gösteriyor. Lida’ nın tok tutucu, yağ parçalayıcı özelliğini ve su ile tepkiyerek işleyen çalışma prensibini düşününce kulağa mantıklı geliyor. Az miktarda meyve ve sebze yiyenler için de bunun tam tersi geçerlidir. Bu insanların hepsinin BMI’ si (vücut kütle endeksi) yüksek idi. Daha önce de belirttiğimiz gibi, başarılı bir kilo verme programı, sadece yemememiz gerekenlerden ibaret değildir; kilo vermemize ve formumuzu korumamıza yardımcı olacağı kanıtlanmış, Lida gibi bol miktarda taze sebze ve meyve gibi yiyeceklerin tüketilmesi de aynı derecede önemlidir.
Sağlıklı Zayıflamalar Dileriz.
Kas
19
Size Lida ile Willet diyetini önereceğiz. Willet diyetinin önemli bir özelliği egzersiz yapmaktır. Lida kullanıcılarına en uygun diyet olmasının büyük sebebi de budur. Çoğu insan için yürüyüşün en uygun ve en ideal egzersiz şekli olduğu artık bilinmektedir. Hemşireler Sağlık Çalışması, kalp hastalıklarından korunma ile yürüyüş arasında çok yakın bir ilişki olduğunu göstermiştir. Çalışmaya göre haftada ortalama 3 saat yürüyen kadınların 8 yıllık süre içinde kalp krizi geçirme riski yüzde 35 oranında azalmıştır. Günde yarım saat, orta yoğunlukta bir egzersiz insanların sağlıklı olmasına büyük katkıda bulunmaktadır.
Prof. Willett, şimdiye dek mucizevi besin olarak çok övülen soyanın fazla yenmesi durumunda meme kanseri riskini artırdığını belirtmiştir. Soya konusunda yapılan bir araştırmada, soya içeren ilaç kullanan kadınların memelerinde kansere dönüşebilecek bozukluklar saptanmıştır. Bu nedenle soya aşırı tüketilmemeli, her yemeğe soya konmamalıdır. Bu arada soyadan elde edilen isoflavon içeren hapların uzun süreli etkileri bilinmediğinden dikkatli olmak gerekir.
Prof. Willett’e göre yapılan yanlışlardan biri yağları diyetten tamamen çıkarmaktır. Lida ile zayıflama çabası içinde ola kişiler için bu hamle en doğru hamledir. Bu zararlı yağların yanında yağların bazıları çok faydalıdır. Tekli veya çoklu doymamış yağlar faydalı yağlar olup ceviz, fındık, badem, avokado, balık ve zeytinyağında vardır ve kandaki kolesterol denen zararlı kolesterolü düşürürler. Yağ yerine kompleks karbonhidrat yemek de yanlış bir davranıştır. Sabah bir kaşık reçel yemek sağlıklı sanılır, oysa sağlıksızdır. Bunun yerine mısır yağında yapılmış yumurta omletini yemek daha faydalıdır. Sabahları tam tahıldan yapılmış ekmek ve meyve yenmeli, öğleyin tahıl, salata, sebze ve fındık veya ceviz yenmelidir. Akşam salata, sebze, tavuk veya balık yenmelidir. Nadiren peynir ve çok az çikolata yenebilir.
Kilo verecek kişilerin diyetin kalitesine odaklanmaları gerekir ve iyi gıdalar uygun miktarda yenmelidir. Rafine karbonhidratlar ve şekerden uzak durulmalı, egzersiz yapılmalıdır. Günde 2-4 porsiyon meyve, 3-5 porsiyon sebze yenmelidir.
Lida Willett diyetinde bir önemli değişiklik süt ve sütten yapılmış ürünleri tek kalsiyum deposu olarak görmemek ve bunun yerine yeşil yapraklı kalsiyum içeren sebzeler, kalsiyum hapları (kadınlar için) ve spor önerilmektedir. Prof. Willett’e göre 50 yaşın üzerindeki kadınlar için günlük 1200 mg kalsiyum alımı faydalıdır. Willett diyetinde yumurta yenmesi sakıncalı bulunmamakta, savunulmaktadır. Prof. Willett’e göre yumurtanın kalp krizi olasılığını artırdığını gösteren herhangi bir araştırma henüz söz konusu değildir ve kahvaltıda beyaz undan yapılmış açma yerine bitkisel yağda pişirilmiş sahanda yumurta yemek daha sağlıklıdır.
|
|