May
31
Vitaminler ve minerallerin emilimi Terazide, diğer birçok günden daha rahat gerçekleşir, özellikle ilkdördünde. Biliyorsunuz: Lida terazinizi etkileyecek bir süper gıda takviyesi. İlkdördün yapılandırır, son dördün zehirlerden arındırır ve temizler. Yosun kapsülü‘ nün etkileri için de vitamin ve minerallerin etkisi büyüktür.
Saç dökülmesi çoğu zaman düzgün çalışmayan salgı bezlerinin sonucudur. Bezler ve sümüksü tabakanın (mukoza) çalışması, yakın ilişki içindedir ve sarı ile çok iyi desteklenebilir. Aynı şekilde enfeksiyon hastalıklarına karşı bağışıklık da güçlendirilebilir.
Bütün yeşil sebze türleri bol E vitamini (yağda çözülür) içerirler. Cinsel organların sağlığı için E vitaminine gereksinim vardır ve Akrep günlerinde bol yeşillik yeme fırsatını kaçırmamak gerekir. Lida kilo verme sürecini de iyiye doğru yükselten öğe bu öğelerdir. Buğday filizlerinde, sütte, tereyağında ve salatalarda da E-vitamini vardır. Yeşil rengi, büyümeyi hızlandırır ve yeşilliğin az yenmesi ve vitamin E eksikliği, düşüklere veya erken doğumlara neden olabilir. E vitamini döllenmeyi destekler, eksikliği kısırlığa kadar götürebilir.
Bu arada bir öneri: Düşüğe meyilli kadınlar, yeşil olmalarına rağmen selamotu (yaban kerevizi) ve kekik kullanmasalar daha iyi ederler. Doğmamış çocuğu özellikle Akrep günlerinde olumsuz etkileyebilirler. Hamile kimselerin Lida kullanmaları tavsiye edilmemektedir. Eskiden bu otlar, istenmeyen hamileliklerde kullanılırdı!
Bütün Su burçlarında (Yengeç, Akrep ve Balık) sinirler için yapılacak her şey çok başarılı olur. Akrepte yeşil gıdaları canınız çektiği kadar lida alırken yiyin. İşte, az yemektense sakıncasızca abartabileceğiniz bir istisna.
May
30

Yani sadece bir hormonun etkinliğini tam olarak anlayabildiğimizi iddia edebilmemiz için, hem hormonun bilinmesi, izole edilmiş olması, hem de o hormonun üretimini sağlayan genin insan gen haritasında lokalize edilmesi, üstelik de bu genin diğer genlerle karşılıklı etkileşiminin ortaya çıkarılabilmesi gerekmektedir. Bu direkt olarak olmasa da dolaylı yoldan kilo verme konusunu tetikleyen bir durumdur.
Hangi taşıyıcı hormonları tanıyoruz? Yanıt ne yazık ki pek az olacaktır.
Bir leptin var elimizde, bir de onun üretimini sağlayan genin lokalizasyonu.
Bilim adamları taşıyıcı hormonların sayısının 40 kadar olması gerektiğini söylüyorlar, ancak bunlar içinde izole edilebilmiş olanlar sadece birkaçı: leptin, insülin.
Hatırlatmaktan üzgünüm ama, ne yazık ki günümüz bilimi yönetim merkezinin “tam yerini” de bilmiyor. 1940′ tan itibaren bazı aceleci araştırmacılar, tokluk merkezinin hipotalamusun ventromedian çekirdeğinde, acıkma merkezinin ise lateral çekirdeğinde olduğunu söylemişler ve besin alımı eyleminin bu iki merkez arası etkileşimle oluştuğunu bildirmişlerse de. 1970′ li yıllardan itibaren işlerin görünenden çok daha karmaşık olduğu -paraventriküler, dorsomedian, arke ve suprakiazmatik çekirdeklerin de işe burunlarını soktuğu- ve aslında acıkma, doyma, tokluk merkezi -ya da merkezlerinin- tam ve doğru lokalizasyonunun henüz bilinemediği ortaya çıkmıştır. İşte bu son bulgudan sonra Çin’ in en iyi gıda mühendisleri tarafından oluşturulan ve onaylanan Lida yosun hapı ortaya çıkmış ve zayıflamada çığır açmıştır. Evet, bu işin hipotalamusta olduğu bilinmektedir, ama minicik bir bez gibi görünen hipotalamusun bin bir sırrı olduğu ortadadır.
Ve size belki şaka gibi gelecek ama, beynin başka bölgelerinin, limbik sistemin ve beyin kökünün de daha bu aşamadan itibaren çorbada tuzu oldukları da yine “bilinenler” arasındadır.
Neredeyse söylemeye çekmiyorum, bir de nöromodülatörler sorunu var. Hani canım, şu sinir sisteminin çeşitli bölgeleri tarafından salgılanıp, diğer bölgeler üzerine uzaktan etki edebilen maddelerden bahsediyorum. Adrenalin, noradrenalin, serotonin gibi uzun süredir tanıdıklarımızın yanında, bir de son birkaç yılda keşfedilen nöropeptid Y, galanin, kortikoliberin, melanokortin…
May
29

Alıvermem bir daha çikolatayı, şunu bunu. Hatta belki alışverişi benim yapmamam daha iyi olur, raflarda görünce gözüm dönebilir. O reddetmenin başarılamadığı yemek davetlerine gitmeden önce telefon edip, mönüler verilmeye çalışılabilir. Yosun zayıflama hapı sizi bu gibi ötelenemez irade kırıcılardan uzak tutacak!
Biliyorsun tatlım, bugünlerde yediklerime dikkat etmem lazım, fazla bir ey yapmana gerek yok. Bir salata, bir de ızgara yeter de artar. Şey, yağı az koymayı unutmazsın değil mi? Bu gibi düşüncelere de Lida kullanırken girmenize hiç gerek kalmayacak.
Evde, aileyle yenilen yemekler de sorun olmaya başladığında. Burada da önlemler lida kapsülünden gelecektir.
Çocuklarla birlikte oturunca masaya, ipin ucu kaçıyor. Onlara hazırladığım yemeklerden yiyorum, tabaklarında kalanları bitiriyorum, dikkatim dağılıyor fark etmeden çok yiyorum… benim için çok tehlikeli… ben önceden yerim, onlara da ayrı sofra hazırlarım.
Ailede kısıtlamak beslenme sürecine giren tek bir kişi bile olsa, bunun eve yansımaması, bir çatı altında paylaşılan hayatı etkilememesi mümkün değildir.
Ya da, masaya birlikte oturulacak ama çeşitli bahanelerle sofrada en az süre geçirmenin yolları geliştirilecektir. Senin yemeğin soğudu galiba, dur ısıtıp getireyim. Ben bakarım telefona. Ben mutfakta meyveleri hazırlayıp getireyim. Bir bakarsınız, sofraya birlikte oturduğunuz kişi, beş dakika bile yerinde oturmamış, bir o, bir bu derken, gitmiş, gelmiş… yemeği “en az hasarla” atlatmaya çalışmıştır. Bu ve bunun gibi polemiklere de Lida yanında yer yoktur.
Az yemeye çalıştığını, bunun için de önlemler almak zorunda kaldığını diğerlerine itiraf etmek herkes için kolay değildir.
Kimileri otoriter tavırlarla, kendi” diyetetik yemek ve düzenlerini diğerlerine dayatırken, birçokları için “boğazını tutmayı” başaramadığını, kendine hâkim olabilmek için önlemler geliştirmek zorunda kaldığını beyan edebilmek, katlanılabilir bir yük değildir. Bu dertler ve tasalar zayıflama amacındaysanız veya kilo vermeye baş koyduysanız Lida ile sizi zorlamayacak ve siz zayıflarken Lida’ ya dua edeceksiniz.
Kendi kendine “zaten anlatmaya kalksam da anlamazla?’ derken, aslında yoğun bir utanç duygusu yaşanmaktadır. “Nasıl olur da, herkesin becerdiğini ben yapamıyorum, anlayamıyorum kendimi” düşünceleri utanan kişiyi saklanmaya, diğerlerinden uzaklaşmaya, yemeklerini ayrı, hatta gizli yemeye itmektedir. Bu gibi şikayetler Lida kullanan her kişi için şu ana kadar tarihe karışmıştır.
May
28

Siz lida kullananlar‘ ın en büyük dikkati bu konuda olmalı! Mademki organizma elindeki enerji kaynaklarını kullanırken, harcama veya stoklama mekanizmalarını işletirken mevcut enerji stoklarının düzeyini, gelen ve harcanan enerji miktarlarını birlikte değerlendirdikten sonra beslenme duyumlarını üretiyor, madem ki organizma, kendi besin yelpazesine dahil olmayan maddeleri, sindirim ve dönüşüm süreçlerine dahil etmiyor, öyleyse aşağıdaki ihtimallerin hiçbiri gerçekle bağdaşmamaktadır:
“Şişmanlattığı varsayılan besinlerin organizmada yapısal ve işlevsel değişikliklere yol açarak, organizmanın depolama eğilimini artırmaları; yağ depo hücrelerinin sayılarının veya hacimlerinin artmasına yol açması ihtimali. Tüm bu ihtimaller orjinal lida ile zayıflamada dikkatle izlenmesi gereken ihtimallerdir.
Gizli bir mesajı var diyetçi dayatmacı zihniyetin: bazı besinler yağ hücrelerinin sayılarının ya da hacimlerinin artmasına yol açıyor demeye getiriyor. Ancak bu gelişmeye yol açan şu veya bu ”şişmanlatan besin” değil, bir kez daha enerji terazisinin artıda olması.
Ayrıca sindirimle, enerji kullanımını birbirine karıştırmayı da deniyor.
Bakın falanca besinin sindirimi zor, demek ki depolanması kolay, mantığı kurmaya çalışıyor. Doğru değil, hatta tam aksi: Eğer bir besinin sindirimi zorsa, sindirim için gerekli harcamaların artması gerekir. Yani diyet yapanların sevdiği randıman sözcüğünü kullanmaya kalkarsak, ürün kullanımı yoksa randımanının düşük olduğu anlamına gelir bu da.
Tabii burada bile hile var: “Bakın çok yağlı besinlerin sindirimi zor, bu tür besinler de şişmanlatıyor.” Bunun da düzeltilmeye ihtiyacı var. Yağlı besinler birim hacimde, enerji değerleri yüksek besinlerdir.
Bu besinler fazla miktarda alındığında, organizma girişlerini durdurmak ya da yavaşlatmak amacıyla rahatsızlık belirtileri üretmektedir.
Yağlı besinlerin mideden boşalma hızları yavaştır. Organizma farklı besinlerin içerdikleri enerji değerlerini farklı hızlarda kullanarak, zamana yaymakta, böylece de acil ve daha az acil gereksinimlerini karşılayabilmektedir.
May
27

Belli bir zaman aralığında, organizmaya “şişmanlatan besin” ve diğer besinlerle sağlanan kullanılabilir enerjinin toplamı, harcanan enerji miktarına eşitse (enerji terazisi dengede), ya da Lida zayıflama kapsülü kullanırken harcanan enerji miktarından azsa (enerji terazisi ekside) ne olmaktadır?
Örnek verelim: Y zaman aralığında toplam enerji harcaması (bazal metabolizma, fiziksel aktiviteler, sindirim faaliyetleri toplamı) 2500 kaloridir. Bu zaman aralığında besinler aracılığı ile 2400 kalori kullanılabilir enerji alınmıştır.
Alınan kullanılabilir enerji kavramının neden önemli olduğunu daha Önce belirtmiştim; eğer “kullanılabilir” enerjiden bahsettiğimizi belirtmezsek, biri çıkıp “efendim, kayıpları unutuyorsunuz diyebilir. Hayır kayıpları unutmuyoruz, çünkü Lida bu tip kayıpları tümüyle durdurabilen bir takviye. Sadece her türden muhtemel kayıptan sonra elde kalan ve “organizmanın işlerinde kullanabileceği” -ya da fazlalık olursa stoklayacağı- gerçek enerji miktarını hesaplarımıza katıyoruz.
Bu 2400′ün dağılımı: 1000 kalori “şişmanlatan besin” kaynaklı + 1400 kalori diğer besinler kaynaklı olsun. Bu durumda lida desteği ile ne yapabilir organizma? Harcamalar girdilerden 100 kalori fazla.
Dikkat, “100 kalori eksik olduğunu gördüğünde, kepenkleri kapatıp gidebilir miydi?” diye bile soramayız, çünkü 2500 kalorinin harcanmış olduğunu söylemekle, bu enerji miktarına denk düşen işin yapılmış olduğunu söylemiş oluyoruz (İstanbul’ dan Ankara’ ya otomobilimle gittim, dediğiniz zaman bunun enerji açısından ifadesi, bu yolculuğun yapılması için gerekli olan enerji miktarının Lida olmadan bulunmuş ve harcanmış olduğudur).
Eğer bu harcama yapılabilmişse, demek ki bu enerji miktarı bir yerden bulunmuştur.
May
26

Beyniniz bağırsaklarınızla, “ikinci bir beyin” ya da bağırsaklarınızdaki sinir sistemi kanalıyla konuşur. Bu sizin otonomik sinir sisteminizdir (genellikle otomatik sinir sistemi adıyla anılır) ve iki kısımdan oluşmuştur. Sempatik sinir sistemi stres tepkisinden sorumludur. Bazı şeyleri yavaşlatır, yağ depolamanıza neden olur, metabolizmanızı yavaşlatır, kan şekerinizi artırır, mide yanmasına ya da reflüye (yemeklerin sindirim sisteminden aşağı doğru gitmesi gerekirken yukarı doğru gitmesi) ve kabızlığa (yiyecekler bağırsaklardan geçmek yerine orada kalır) neden olur.
Diğer kısım parasempatik sinir sistemi olarak adlandırılır ve gevşeme tepkisinden sorumludur. Yiyecekleri Li Da sayesinde sindirmenizi sağlar, fonksiyonları tekrar yoluna sokar, yağ yakımını artırır ve kan şekerinizi düşürür.
Kendinizi gevşemiş ve güvende hissettiğinizde, bedeniniz yiyecekleri sindirip işlemeye programlanmıştır. Stres ya da tehlike altında olduğunuzda öğleyin yediklerinizi sindiremezsiniz. Hayatta kalma ihtiyaçlarınız tüm enerjinizi yiyeceklerin sindirilmesine değil, stres ya da tehlikeden kaçmaya veya bunlarla savaşmaya odaklar.
Stres altındayken sizi şişmanlatan bölüm (sempatik sinir sistemi) harekete geçer ve tüm sinyaller kontrolden çıkar: Açlık artar, metabolizma yavaşlar ve kilo alırsınız. Pek çok kişi yiyeceği düşman yapmıştır; onlar için yemek yemek bile stresli bir deneyimdir. Yemek yemek zorundadırlar, ama şişmanlamaktan korkarlar, o nedenle yemek yemek bile onlar için stresli bir deneyim haline gelir. Demek ki onları şişmanlatan sadece aldıkları kaloriler değil, daha ilk etapta kalori almaktan duydukları strestir.
Bu, hikâyenin sadece bir kısmıdır. Kronik olarak stres altında olduğunuzda, problemi daha da karmaşık bir hale getiren bir dizi hormonal dengesizliğe neden olursunuz.
|
|