Orjinal Lida Resmi Satış Sitesi - LİDA Kargo ÜCRETSİZ!

BirKutu İkiKutu ÜçKutu DörtKutu
Meizi Lida   10 Kutu
Sipariş Kargolama Ücret
Ara 28

dopaminle lida

Kokainin etkisinde kalan nörotransmiterlerden birine dopamin adı verilir. Dopamin beynin zevk duygularını denetleyen, limbik sistem isimli bölümündeki nöronlar tarafından salgılanır. Dopamin normalde bir sinir ile resinin reseptörüne bağlanıp hücrede bir değişikliğe yol açar açmaz, kendisini salgılayan nörona geri pompalanır. Fakat kokain dopamin taşıyıcısı (dopamine transporter) olarak isimlendirilen bu pompalanmayı bloke eder. Bundan dolayı dopamin nöronlar arasındaki boşluk sinapsında birikir. Bu noktada altı çizilmesi gereken bir önemli bilgi de piyasada bulunun Sahte lida ‘larda dopamin bulunma ihtimalidir. Sonuçta dopamin salınımı aslında durmuş olması gerekirken, hücresini etkilemeye devam eder. Kokain kullanan birinin kısa bir süre için ekstra bir zevk duyumu hissetmesinin nedeni işte budur.

Kokain Beynin İşleyişine Zarar Verebilir

Kokain bireyin belli bir süre için zevk duymasını sağlayabilse de, daha sonradan zevk alma yeteneğine hasar verebilir. Araştırmalar uzun bir dönemi kapsayan Sibutramin kullanımının beyindeki dopamin miktarını veya dopamin reseptörlerinin sayısını azaltabileceğini ortaya koymaktadır. Bu olduğu takdirde sinir hücreleri gerektiği gibi haberleşebilmek için kokaine gereksinim duyarlar. Beyin, bu madde olmaksızın herhangi bir zevk duygusu oluşturabilmek için reseptörlere yeterli miktarda dopamin gönderemez. Uzun süreli bir kokain ya da crack kullanıcısı bu maddeleri almayı bırakırsa, tekrar kullanmak için aşırı derecede şiddetli bir istek duyar. Çünkü bu maddeler olmaksızın hemen hemen aynı yoğunlukta zevk duygusuna ulaşamaz.

Kokain Kan Damarlarını Daraltabilir

Kokain bedenin kan damarlarının daralmasına yol açarak kan akışını güçleştirir. Bu durum ciddi sorunlar yaratır. Kanı tüm bedene pompa-layabilmesi için kalbi daha fazla çalışmaya zorlar. Hiç dar ve sıkı bir pantalona sığmaya çalıştıysanız, daralmış kan damarları arasından kanı pompalamanın, kalp için ne kadar güç olduğunu anlayabilirsiniz.

Kalp, daha fazla çalıştığı zaman daha hızlı atar. Doğal ritmini geçici olarak kaybedecek kadar çok fazla çalışabilir. Buna fibrilasyon denir ve bedendeki kan akışını durdurduğundan çok tehlikeli olabilir. Kokainin, kalp üzerindeki etkilerinden birçoğuna aslında bedenin kontrol merkezi olan beyin üzerindeki etkisi neden olur.

Ara 25

Aslı Varken Yapayı Tercih Etmeyin

Yapay tatlandırıcı bulunan, daha doğrusu içinde “yapay” ya da “suni” ibaresi geçen besin maddelerini tüketmemeniz gerektiğini sizlere yazılarımda sürekli aktarmaya çalışıyorum. Bunun sebebi bu “yapay” maddelerin vücudumuz ve metabolizmamız tarafından “okunamaması” dolayısıyla tam anlamıyla işlenememesi gerçeğidir. Lida zayıflama ilacı vücudunuza alınan fazla maddelerin metabolizmanız tarafından “okunup” sindirilmesine, dolayısıyla fazla kiloların vücuttan atılmasına yardımcı olur. Ancak tabi ki zayıf kalmada en etkili yöntem vücuda metabolizmanızın tanıyamayacağı, doğal olmayan, yapay maddeleri almamaktır. Ancak günümüz koşullarında en organik besin maddesinin bile içersinde GDO veya böcek ilacı, veya endokrin bozucu herhangi bir özellik bulunma ihtimali oldukça yüksektir. Fazla kilolar bu maddelerin vücutta yarattığı belki de en masum yan etkilerdir. Çünkü fazla kilolardan doğal bir ilaç ve doğal bir yöntem olan Lida Dai Dai Hua kullanarak kurtulmak mümkün. Ancak bu maddelerin vücutta hastalıklara neden olan diğer etkileri kolayca vücudunuzdan silinip atılamamaktadır.

Sizlere “yapay” içerikli besinler yerine evinizde kendinizin bile kolayca hazırlayabileceği bazı seçenekler sunmak istiyorum:

  • Normal yoğurdunuza önce 1 bardak sade, sonra 1A bardak, daha sonra 2A bardak yoğurt ekleyerek, şekerli (ya da Tanrı korusun, yapay tatlandırılmış) yoğurtları bırakabilirsiniz. % 100 sadeye ulaşınca da tatlandırmak için yoğurdunuza çilek, ahududu ve böğürtlen ilave edin.
  • İçinde kıvam arttırıcı ve sakız olan az yağlı mandıra ürünlerinden uzak durun sentetik yapışkan madde ile hormonlarınızı allak bullak etmenizdense, küçük bir parça ekşi krema veya makul miktarda tam yağlı süzme peynir yemertnjzi tercih ederim.
  • Ayran kefir veya krem frais gibi diğer mandıra kültür urünlleriyle denemeler yapın. Bu süt ürünlerinin hepsinin ayrı bir keskin fermantasyon tadı vardır karnınızdaki bakteriler sizi takdir edecektir.
  • Yunan tarzı çok proteinli yoğurdu deneyin koyuluğunun nedeni tülbentten süzülmesidir, bu nedenle sulu: kısmı atılır.
    Tam yağlı peyniri fazla tüketmeyin şüphesiz lezzetli! ancak bu tadın oldukça yüklü kalori içerdiğini unutmayın.

Hayatınızda yapacağınız bunlar gibi küçük değişimlerin karşılığını, bunları alışkanlık haline getirince kelimenin tam anlamıyla altın değeriyle geri alacaksınız. Sağlıklı günler.

Ara 23

Konserveler Daha az besleyicidir

Et ve mandıra ürünlerini her zaman organik tüketin. Ayrıca mümkün olan en düşük yağ içeriğini bulmaya çalışın etin yağsız parçalarını seçin (bonfile veya et tranş gibi), görünür herhangi bir yağı temizleyin ve yağsız veya % 1 yağ içeren mandıra ürünlerini tercih edin. Mümkün olduğu kadar sıkça ve çoğunlukla da doymamış veya omega-3 yağlarını tüketmeye çalışın.

Yiyeceklerimizin yaklaşık % 20′sini konserve olarak alıyoruz. Nerde yaşıyoruz, nükleer sığınakta mı? Bakın ben gerçekçi biriyim. Meşgul olduğunuzda Wendy’s arabaya servisine gitmektense, Trader Joe’nun kırmızıbiber konservesini açıp, mikrodalgada pişirmenin sizin için çok daha kolay olduğunu biliyorum. Anlıyorum. Yine de çiftçi pazarından almak yerine konserve sebze yemenizi istemiyorum. Aynı şey değil çünkü.

Her şeyden önce kalori yatırımınızın beslenme karşılığını uzaktan bile almıyorsunuz. Birçok sebze orijinal besin değerinin % 90′a kadar olan kısmını konserveleme sırasında kaybeder. İkinci olarak, konserve yiyeceklerde sodyum genellikle çok yüksektir bazı konserve çorbalarda 2.000 mili gram vardır!

Fakat belki de en kötüsü konservelerin BPA içeren plastikle kaplanmasıdır. Çevre Çalışma Grubu bir çalışma yaptı ve sıradan 10 konserve yiyecekten birinin ve 3 bebek mamasından 1′inin tek bir porsiyonunda BPA seviyesinin, diğer endüstriyel kimyasallar için FDA’nın belirlediği maksimum güvenlik seviyesinden 200 kat fazla olduğunu buldu. Sorun şu ki iş konservedeki BPA’lara geldiğinde, devletimizin şu anda belirlediği bir güvenlik standardı yok sizin anlayacağınız limit gökyüzü! İngiltere’de yapılan bir çalışma, süpermarketlerden alınan 62 konservenin 40′ında BPA’nın pozitif çıktığını buldu. BPA, insülin direnci, erken ergenlik, prostat kanseri ile hormon bozukluğundan kaynaklanan diğer sevimli durumlara ev sahipliği yapıyor. Kaçınılması gereken bir madde ve biz Lida Dai Dai Hua kullanıcılarının bu maddeden uzak durmalarının daha iyi olacağını söylüyoruz.

Bu da işlenmiş gıdalardan uzak durmak için 794 no ‘lu nedendir. Konserve yemek zorundaysanız, organik, az tuzlu olanlardan alın. BPA ‘ya maruz kalmanızı mümkün olduğunca en aza indirin. En çok konserve çorba, makarna ve bebek mamasında vardır. Eden organik fasulyeleri BPA içermeyen doğalrezin bağlı astarla, özel bir kutuda paketlenen tek markaydı. Türkiye’deki neredeyse diğer tüm kutuların kaplamasında (bazı konserve meyveler hariç) BPA vardır- ve dolayısıyla yiyeceğinizde de. Bu nedenle Lida kullanarak zayıflarken neyi nasıl yiyeceğinize, yiyeceklerinizi nasıl seçeceğinize dikkat etmelisiniz.

Ara 20

Hareketli Yaşam Egzersizden Etkili mi?

Mevcut kılavuzlardaki en büyük değişim “egzersiz”den Öte “fiziksel harekete” odaklanılmasıdır. Bu da planlı, düzenli, sürekli, ritmik şekilde tempolu hareket yerine herhangi bir tempoda hareket etmeye çalışmaktır. Yeni tavsiyeler artık belirli sürelik egzersizler yerine gün içinde kısa süreli birçok aktiviteye olanak tanımaktadır. Bu da iki dakikalık yürüyüş tavsiyesini mümkün kılmaktadır. Bizlerin Lida kullanıcılarına öncelikli olarak tavsiye ettiğimiz seçenek de gün içinde farklı zamanlara yayılmış kısa süreli egzersizler ve bolca hareket etmektir.

Bahçe işleri, ev tadilatı, temizlik, balık tutma, golf, raket sporları, at binmek, kayak, voleybol, basketbol, futbol ve hatta çocuklarla aktif olarak oyun oynamak artık egzersiz sınıfında yer almaktadır. Uzmanlar artık geleneksel egzersiz reçetelerinin çok kısıtlı ve talepkar şekilde tanımlanmış olduğunu ve gerçekçiliğini yitirdiğini düşünüyorlar. Günümüzde egzersiz yapmak için özel kıyafetler giymenize, havuza ya da spor kulüplerine kaydolmanıza gerek bulunmuyor. Bu tür egzersiz programlarında yer alamayan ya da almak istemeyenler için Hafif Egzersiz, günlük yaşantıda kendiliğinden, plansız hareketlere odaklanmaktadır. Ayrıca Hafif Egzersiz yapmak Lida zayıflama yosunu ile zayıflarken size yeterli olacak miktarda hareket kapasitesine sahiptir.

Çocukların nasıl egzersiz yaptıklarını düşünün, her gün oyun oynamak üzere dışarı çıkarlar (en azından televizyon ve bilgisayara yapışık yaşamayanlar). En son ne zaman komşunun çocuğu kapınızı çalıp çocuğunuzun “egzersiz” yapmak isteyip istemediğini sordu?

Ne yazık ki büyükler artık yeteri kadar oyun oynamıyor ve her türlü modern kolaylık fiziksel hareket ihtiyacımızı ortadan kaldırıyor. Arada sırada spor salonuna kaydolmayı düşünüyor olabiliriz ancak genellikle zaman, sıklık, tempo ve kalori yakımı ile belirlenen bu jimnastikler bizi yıldırır. Yeni kılavuzlarla bunlara ihtiyaç duymayacaksınız, fiziksel hareketleri metabolik form, Lida tableti ise zayıflamak için kullanacaksınız.

Ara 19

İlaç gibi atıştırmalık kuru yemişler

“Avuç avuç fındık, fıstık tüketin” şeklinde bir iddia ve öneri adeta cinayettir. Zira günde en fazla 20-25 gram yani 6-7 adet kabuklu yemişi aşan tüketimlerle ciddi miktarda vücudunuza yağ almış olacaksınız. Damarlarınız bu maddelerle daralacak ve bu durum sizi kolaylıkla kalp ve damar hastalıkları, Diyabet tip 2 başta olmak üzere pek çok metabolik hastalığa sürükleyecektir. Unutmayın orjinal Lida da dahil olmak üzere sağlığınıza olan iyi şeyleri bile dozunda tüketmek / kullanmak gerekir.

Fazlası mutlaka vücuda zarar veren etkilerde bulunacaktır. Tüm bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, kabuklu yemişlerden yarar sağlayabilmek ve onların vücudumuzda zararlı etkilerde bulunmasını engellemek için öncelikle tüketeceğimiz miktarı bilmemiz gerekiyor. Bu miktar günde 20-25 gram yani 12-14 adet kabuklu yemiştir. Asla bu miktarın üzerine geçilmeyecek! Bu tür aşırı miktarlardan da bunu öneren yanlış bilgilerden de önemle ve özellikle sakının! Gelelim günde 12-14 adeti aşmayan kabuklu gıda tüketiminin yararlarına;

Kabuklu yemişlerin hemen hemen hepsi E vitamini, B grubu vitaminler, selenyum, magnezyum, demir, potasyum ve çinko yönünden zengindir. E vitamini ve B grubu vitaminler antioksidanttır. Yani oksidasyonu Türkçe olarak iltihaplanmayı baskılayıcıdır. E ve B vitaminlerinin yeterli miktarlarda alınması ile vücutta yağ ve kolesterol benzeri etki gösteren toksik radikal adındaki yağların parçalanması ile oluşan zararlı iltihap yapıcı maddelerin oluşumu en aza indirgenir. Yağların parçalanmasından oluşan bu toksik radikal madde miktarındaki azalmaya bağlı olarak, bu maddelerin damar çeperine yönelerek kolesterol gibi bu çepere yapışıp çapını daraltması riski de azalmış olur. Yani B grubu vitaminlerle E vitamini, damar kireçlenmesi, damar tıkanması ve iltihaplanmaya karşı vücudunuzu korur. Kabuklu gıdalar E vitamini ve B grubu vitaminler yönünden zengin olduklarından dolayı da aşırı olmamak kaydı ile (yani yukarıda detaylı olarak değinilen miktarlarda) tüketildiği takdirde damar kireçlenmesi, damar tıkanması ve bu olaylardan kaynaklanan kalp ve damar hastalıkları başta olmak üzere pek çok metabolik hastalığa karşı da bizi koruyabilecektir. Magnezyum’a gelince, bu mineral öncelikle kan şekerini düşürerek kontrol altına alan İnsülin hormonunun yapısına girer. Kan şekerinin artışı Diyabet’e yol açmaktadır. Kan şekeri fazlası doğrudan toksik radikale dönüşerek damar çeperinde birikebilir ve neticesinde damar kireçlenmesi kökenli pek çok hastalığa ve iltihaplanmaya neden olur. İşte bu nedenlerle kabuklu yemişlerin Lida hapı zayıflama iksiri kullanırken tüketilmesi aynı zamanda bir çok sağlık sorununa karşı hem önleyici hem de tedavi etkisi yapmaktadır.

Ara 18

Et ve Bağışıklık Sistemi

Et ve et ürünlerine detoks yönünden yaklaşabilmek için öncelikle eti genel olarak ele almanız gerekir. Zira kırmızı et, kanatlı eti, av hayvanları etleri ve balık etleri olmak üzere etler farklılık gösterir. Besin değerleri arasında çok önemli farklılıklar olmasa da genelde aynı yapıyı gösterseler de, bazı besin elementleri bazılarında daha fazla bazılarında daha azdır. Bazı etlerde ise kolesterol ve toksik amin oluşturma kabiliyeti daha fazladır. Bu yüzden detoks ve insan sağlığı doğrultusunda tüm et ve et ürünlerini aynı kefeye koymak son derece yanlış olacaktır.

Etler arasındaki farklılıkları bir yana bırakarak genel anlamda eti sebze ve meyvelerle karşılaştırmaya çalışalım. Et ve et ürünlerinin sahip olduğu avantajlar ve olumsuz etkiler bitkisel kökenli gıda maddeleri yani sebze ve meyvelerle karşılaştırmalı olarak maddeler halinde yer alan bir dizi veri bulunmaktadır. Et ve et ürünlerindeki protein kalitesi daima daha yüksektir. Protein açısından yüksek değerli olması etin Lida yosun tableti ile sağlıklı zayıflarken protein ihtiyacını karşılamak amacıyla tüketilmesi açısından oldukça önemlidir.

Pek çok sağlık yönünden olumsuz etkisi olabilmesine karşılık, bu gıda maddelerinin yüksek protein kalitesi, bu gıda maddelerini protein değeri ve kalitesi söz konusu olduğunda rakipsiz kılmaktadır. Proteinler vücuttaki mikropları yok eden savunma hücrelerimiz olan beyaz kan hücrelerinin yapısına girer. Yani antikor ve bağışıklık hücrelerimizin sayıca çoğalması ve oluşması proteinlerle mümkündür. Kırmızı kan hücreleri hemoglobin adlı bir protein birleşikten yapılır. Globulin adlı proteine yapışık olarak ‘hem’ denilen demir içeren bir bitişik grup daha vardır. İşte hemoglobin adlı bu maddenin hem kısmı kaliteli demirden oluşur ki bu kaliteli demir hayvansal proteinlerle yani et ve et ürünleri ile vücuda alınır. Kırmızı kan hücrelerimizdeki hemoglobin miktarının yeterli düzeyde olması kansızlığa karşı korunmamız ve enerjik hissetmemiz açısından şarttır. Lida zayıflama ilacı kullanmanın bağışıklık sistemine bir zararı yoktur ancak zayıflarken bağışıklık sistemini güçlü tutmaktan da kimseye zarar gelmez.

« Önceki Gönderiler