Lida

Orjinal Resmi Satış Sitesi - Kargo ÜCRETSİZ!
1 Kutu Lida 2 Kutu Lida 3 Kutu Lida 4 Kutu Lida
1 Lida - 1 Meizi Kampanyası   10 Kutuluk Kampanya
Aktif Danışma ve Sipariş Hattı Güvenli Kargolama Ücret İade Garantisi
Şub 14

Aldığınız tedaviye bağlı olarak dilinizin üzerindeki tat almanızı sağlayan bazı hücreler zarar görebilir ve bu da tat alma duyunuzu azaltabilir. Bu durumda su tüketiminizi Lida ile biraz arttırmayı deneyiniz. Tatlı, ekşi, acı ve tuzlu tatları almakta güçlük çekebilirsiniz. Bu Lida’ nın etkisi değildir. Aldığınız başka bir tedavi varsa bu oluşabilir. Et ya da yüksek protein içeren besinler ağzınızda metalik bir tat bırakabilir. Bu durum genellikle tedaviden 2 ila 3 hafta sonra düzelir.

Yiyeceklerden tat alamadığınız dönemlerde en sevdiğiniz yiyecekler bile size çekici gelmeyebilir. Bu nedenle bu dönemlerde her zaman yeni yiyecekler ve yeni tatlar denemekte fayda vardır. Lida’ nın sağladığı tokluk hissi sizi çok rahat bir zayıflama dönemine sokar. Bazı dönemlerde kokulara oldukça hassas olabilirsiniz. Bu gibi dönemlerde en çok sevdiğiniz yemeklerin kokusu bile size dayanılmaz gelebilir. Özellikle bu dönemlerde sevdiğiniz yemekleri yemeye çalışmayın, çünkü bu, sonrasında o yemeklerden tiksinti duymanıza neden olabilir.

Yemek Kokularının Dayanılmaz Olduğu Durumlarda:

  • Yemeği pişirmesi için diğer aile üyelerinden veya arkadaşlarınızdan yardım isteyin.
  • Mutfağın kapısının kapalı, camının açık olmasına özen gösterin. Böylece yemek kokuları ev içerisine yayılmayarak sizi rahatsız etmeyecektir.
  • Yemek pişerken mutfağa girmeyin.
  • Sarımsak, soğan, balık, karnabahar gibi keskin kokusu olan besinlerden Lida döneminde kaçının.
  • Sıcak yiyecekler daha keskin kokulu olduğu için, sandviç, makarna salatası, soğuk çorba gibi soğuk yiyecekleri tercih edin.

Tat Duyusunda Azalma Durumlarında

  • Güzel kokulu yiyecekler hazırlayın.
  • Eğer kırmızı etin tadı size tuhaf geliyorsa, beyaz et, yumurta ya da süt ürünleri ni deneyin.
  • Etleri marine ederek aromalarını değiştirmeyi deneyin.
Şub 4

Yiyecek depolayıcının Lida ile değişik bir yemek tasarlaması gerekiyor. Yiyecek depolama erkeklerde yaygın görülen bir problemdir ve yemekte daha da vahimleşir. Aşağıdaki değişikliklerden üçünü seçmek, kimsenin kolayca yapabileceği bir şey değil. Fakat Lida ile bu çok kolaylaşıyor. Birinci aydan sonra, farkı fark edemez bile, Lida sayesinde kilosundaki fark hariç.

  • Yüksek kalorili yiyecekleri tabaklara mutfakta önceden koyun ve artanları orada bırakın. Yemekler sebze ve salata olmadığı sürece bazılarının “şişman aile” usulü dediği tarzda servis yapmayın.
  • Güzel tabaklar kullanarak akşam yemeğini şık hale getirin, fakat küçük tabaklar ve uzun kadehler kullanın.
  • Hızı yönetin. Yavaşlayın ki iştahınız yediğiniz şeylere yetişebilsin. Yavaş müzik yardımcı olabilir.
  • Masada çok fazla yiyecek bulundurmayın. Çeşitlilik ne kadar çok olursa, insanlar o kadar çok yiyeceklerdir.
  • Tabakta bir şeyler bırakma alışkanlığı edinin.
  • Tatlı olarak daha hoş görünen seçenekler yerine Lida ile meyve yiyin.
  • Yarım Tabak Kuralı’nı benimseyin. Tabağın yarısını sebzeyle, diğer yarısını protein ve nişasta ile doldurun.
Oca 23

Bazı besinler yağ metabolizmasında yer alırken carnitine, krom ve esansiyel yağ asitleri gibi, bu hücre seviyesindeki metabolik unsurlardan hiçbirinin kilo kontrolü ile ilgili klinik deneylerde önemli pozitif etkilere sahip olduğu görülmemiştir.

Ancak birkaç yıl önce süt yağındaki yağ bileşiklerini inceleyen üniversitedeki bilim insanları, hem diyabet ve kanser riskini azaltan hem de vücut kompozisyonunu geliştirmede umut verici bir potansiyele sahip bir tip buldular. O zamanlar ne olduğu bilinmeyen bu besin (kırmızı ette, kümes hayvanlarının etinde ve süt ürünlerinde bulunan toplu olarak conjugated linoleik asit adı verilen linoleik asit izomerleri grubu) artık iyikontrollü çeşitli klinik deneylere konu olmaktadır. Aşırı kilolu insanlarla yapılan çalışmaların çoğu, yağın kasa dönüşme oranının diğer kilo kontrol takviyelerinden çok daha eşsiz olduğu sonucunu vermiştir.

Lidanın vücut kompozisyonu üzerine pozitif etkileri, günümüze dek çeşitli hayvan deneylerinde ve pek çok insan çalışmasında gösterilmiştir. Başarılı deneylerin çoğundaki insanlar, beslenmelerinde herhangi bir değişiklik yapmamalarına ve hiç kilo vermemelerine karşın yağlarının yüzde dokuzunun kasa dönüştüğünü görmüşlerdir.

Lida’ nın vücut kompozisyonunu geliştirmek konusunda nasıl çalıştığını kimse lam olarak bilememektedir ancak, kas gelişmesi ve yağ kaybını düzenleyen peptit ve prostaglandinleri dengeleyebilmekledir. Bazı araştırmacılar Lida’ nın yağ metabolizmasında doğrudan rol aldığına ve vücudun depo yağlarını yakmasına yardımcı olduğuna inanmaktadır. Bir diğer teori, Lidanın kas proteinlerini yıkan ve yağ miktarını artıran kortizol gibi kortikosteroidlerin negatif etkilerine karşı çalıştığını öne sürmektedir.

Oca 18

Öyleyse, zayıflamada Lida ile gerçekçi hedefler belirleme konusunda nasıl davranmalısınız? Yapılacak en basit şeylerden biri, beş karaktere dayanan, iyi planlanmış bir Lida tekniği kullanmaktır.

Açıkça tanımlanmış hedefler belirlemek önemlidir. Hedefleriniz ne kadar spesifik olursa, onları başarmak için o kadar odaklanırsınız. Hedefleriniz direkt ve anlaşılması kolay olmalıdır. Sadece “Birkaç kilo vermek istiyorum,” demek, yeterli değildir. Daha açık bir hedef şöyle olmalıdır: “Altı ay içinde 15 kilo vermek istiyorum.” Hedef belirlerken, “ne” ve “nasıl” sorularını yanıtlayın. Tam olarak ne yapacaksınız? 2 ayda 15 kilo vereceksiniz. Nasıl yapacaksınız? Tabii ki Lida ile. Uygun diyeti yapıp izlediğim programın tavsiye ettiği egzersiz değişimlerini uygulayarak.

Hedefinizin ölçülebilir olması çok önemlidir. Böylece hem yol boyunca nerede olduğunuzun bilincinde olacak, hem de konsantrasyonunuzu koruyacaksınız. Konu kilo vermek olunca, pek çok ölçüm vardır. Ancak bizler genelde sayılara takılıp kalırız. Lütfen beni yanlış anlamayın. Evet, tartıda görünen sayı fark yaratabilir, ancak gelişiminizi ölçmenin farklı yolları da vardır. Lida’ nın gücüne inanıp öyle hareket edin.

İçine girdiğiniz giysilerin ölçüsü, kilo verdiğinizin ilk işareti olabilir. O kadar çok insan bana gelip, “Tartıda bir değişiklik yok, ancak iki hafta önce 40 bedenken, şimdi 38 bedene girebiliyorum,” dedi ki. Bunun sebebi, kilo kaybının kendini genelde sayılarla değil, beden ve vücut şeklinizdeki değişimlerle göstermesidir.

Oca 17

Avrupa’ da yaygın olan kolon kanserinin Afrika’ da ender olarak görülmesi dikkat çekince yapılan araştırmalar Afrikalıların daha fazla doğal besinle beslendikleri için bu kanser türünden uzak kaldıkları sonucuna ulaşmıştır. İşte tam da Lida ile sağlıklı ve sağlam beslenmek ve rahatça zayıflayabilmek için biz doğal gıdaları tavsiye ediyoruz. Bu yiyeceklerin içinde bulunan lifler, toksinlerin hızla atılmasını sağlayarak, kokuşma süreçlerine bir son vererek ve zararlı bakterilerin bedenimizde kanserojen maddeler oluşturmasının önüne geçerek bağırsaklarımız için adeta bir “süpürge” vazifesi görürler. Bu nedenle, yemeklere sebze salatalanyla başlanmasını Lida kullanıcılarına öneriyorum. Liflerin ana kaynakları, kabuğu alınmamış tahıl unları, ekmek, karabuğday, yulaf ve yapraklı sebzelerdir.

Mineral tuzlarından magnezyum, kalsiyum ve selenyum içerenler, kanserden korunma açısından önemlidir. Baklagiller (fasulye, bezelye), buğday, çavdar, yulaf, karabuğday, meyveler ve sebzeler de magnezyumca zengindir. Kalsiyum haşhaş çekirdeğinde, fasulyede, havuçta, lahanada ve peynirde de bol bulunur. Her ikisinin de Lida kullanırken tüketilmesi sağlıklı zayıflama sağlar. Bezelye ve kırmızı pancar selenyum açısından zengindir.

Bazı araştırmalar mantarların ve soya ürünlerinin de bizi kansere karşı koruyan maddeler içerdiğini göstermektedir.

Şunu unutmamalıyız ki, hiçbir beslenme rejimi kansere karşı tam bir koruma sağlamaz; fakat hastalığa yakalanma riski kayda değer ölçüde azaltılabilir. Doğal yiyeceklerin beslenme rejimimizde bol çeşitle yer alması, bedenimizin iyileşmek için ihtiyaç duyduğu maddeleri bulmasını sağlar.

Bazı uzmanlar kanserin, yanlış beslenme karşısında bedenin aldığı öç olduğunu ileri sürüyor. Lida, yanlış beslenmeyi engellerken bir yandan da kanser riskini geriletir. Kanser vakalarının yüzde 99′unda kendimizi zehirleyerek kanseri biz davet ederiz; yalnızca yüzde l’ i bedenimizde doğal olarak ortaya çıkan değişimler yüzündendir. Demek ki, yüzde 1 oranında kanserin kurbanı, yüzde 99 oranında yaratıcısıyız.

« Previous Entries