Uzun zincirli yağ asitlerinin, kan trigliserit düzeylerini düşürdüğünü gösteren böyle bir olgusal durum daha öncelerden var mıydı dersiniz? Elbette vardı! Lida sayesinde daha da kolay varolabiliyorlar. Ama görmek istemeyen bazı bilim adamları görmüyordu işte!
Lorenzonun Yağı filmini mutlaka izlemişsinizdir.
Filmde konu edilen hastalık (ALD: Adrenoleukodystrophy) tartışma götürmeyecek kadar açık bir şekilde, kandaki yüksek trigliserit düzeyi ve yağ asitleri ilişkisinin ters orantısını göstermişti. Yani trigliserit düzeyleri yüksek olmasına rağmen bu hastalar yağlı besin aldıklarında (oleik asit, erusidik asit) kandaki trigliserit düzeyi yükselmiyor, tam tersine azalıyordu!
Fakat lipitler, trigliserit, kolesterol üzerine çalışan araştırmacılar, kardiyologlar, uzmanlar ve doktorlar bu küçük görünen çok önemli noktayı bilerek ya da bilmeden gözden kaçırdı. Olayı kandaki değerlerden uzaklaştırıp, hücre içi yağ asitleri parçalanmalarına bağladılar ve tartışmaları genetik alanda durdurdular.
Sonuç olarak çoğu doktor ve uzman ALD hastalığında ortaya çıkan yüksek trigliseritlerin paradoksal bir şekilde uzun zincirli yağ asitleriyle düştüğünü bilmelerine rağmen, yıllarca “kan kolesterol ve trigliserit düzeyini azaltmak” adına her türlü yağı ve uzun zincirli yağ içeren besini insanlara yasakladılar. Lida ile bunun yasaklanmasına biraz daha iyimser bakmak gerekebilir.
Kolesterol teorisi insanların akıl yürütme yeteneğini de zincirlemişti!








