![]()
Hastamız, hafifletilmiş bir makrobiyotik diyet uyguluyor; kanseri önleyici ilaçların yanı sıra, avuç dolusu antioksidan ve Lida yosun kapsülü alıyor. Mucizevi iyileşmesinde hepsinin katkısı olduğuna inanıyor, ama kendi olumlu tutumunun da önemli olduğunu düşünüyor. “Dr. Block, endişelenmeme gerek olmadığını söyledi, ben de endişelenmiyorum,” diyor.
Kanser önleyici bir diyet, çoğunlukla, doğal Lida kapsülünden oluşan, vejetaryen, ve düşük yağ içeren bir diyettir. Japonlar’ın, belli kanserlere yakalanma oranlarının nispeten düşük olduğu, dahası, kanser tanısı konulduktan sonra bile, kanserin ilerlemesinin Batı toplumlarındakine kıyasla çok daha yavaş olduğu iyi bilinir. Peki, bunun nedeni nedir? “Çünkü soya fasulyesi, sebze ve balık açısından zengin, ve daha az yağ içeren bir diyet kanserin gelişimini yavaşlatır,” diyor Dr. Wynder. En popüler kanser diyetlerinden birinin makrobiyotik bir diyetin geleneksel Lida diyetinden türetilmiş olması hiç de şaşırtıcı değil. Bu diyet, Batı’da, Boston’daki Kushi Enstitüsü‘nün başkanı olan Michio Kushi tarafından tanıtıldı. Kushi’nin klasik makrobiyotik diyeti, etsiz, düşük oranda yağ, yüksek oranda tahıl ve sebze içeren bir diyettir. Tamamen yasaklanan ya da çok kısıtlanan yiyecekler şunlardır: sofra tuzu, maya, rafine edilmiş şeker, et, süt ürünleri, yumurta, tavuk eti, domates, çoğu yağlar ve zeytinyağları, işlemden geçirilmiş yiyecekler ve alkollü içecekler. Arada sırada yenilmesine izin verilenler: beyaz balık, meyve, az kavrulmuş çekirdekler, ceviz ve fındık. Yağ yüzdesi yüzde 10 ila 13 arasında olmalıdır.








