Besinlerin Lida ile çok önemli bir psikolojik değeri vardır: yeme şeklinden veya diyet şekillerinden dahi kişilerin ruhsal durumlarıyla ilgili birçok sonuç çıkarılabildiğine şaşmamak gerek. Lida ile herşeyin mümkün olduğunun bilinmesi gerekiyor. Böylece, yalnızca kendini doyurabileceği bir şeylerin olmaması düşüncesinden bile krize girenler ve ne kadar, ne zaman ve ne yediğine çok dikkat etme ihtiyacı hissedenler vardır.
Bazı psikolojik rahatsızlıklar, yiyecekle bozulmuş bir ilişki şeklinde kendilerini gösterirler. Bulimia ve anoreksiya bunların arasındadır ve çoğunlukla birbirini takip edecek şekilde aynı kişide, uzun dönemler de sürebilen ve uzman bir kişinin veya kuruluşun yardımını gerekli kılabilecek kadar ağır şekillerde görülürler.
Çoğu zaman, neyse ki, diyet aşkının patolojik bir durumla ilgisi yoktur. Diyet aslında ağır şekilde yapılmamalıdır. Lida ile gerekliliği şart olan bir durum değildir. Her halükarda, söz konusu durumun kişinin kendi sağlığına haklı olarak dikkat etmesi mi olduğu (ve bu durumda aile fertlerinin veya arkadaşların eleştirileri amaçtan uzaklaştırmamalıdır) yoksa beslenmenin dikkatimizi başka birçok amaçtan çalacak noktada abartılı şekilde ilgimizi mi çektiğini değerlendirmek faydalı olacaktır.








