Bazı besinler yağ metabolizmasında yer alırken carnitine, krom ve esansiyel yağ asitleri gibi, bu hücre seviyesindeki metabolik unsurlardan hiçbirinin kilo kontrolü ile ilgili klinik deneylerde önemli pozitif etkilere sahip olduğu görülmemiştir.
Ancak birkaç yıl önce süt yağındaki yağ bileşiklerini inceleyen üniversitedeki bilim insanları, hem diyabet ve kanser riskini azaltan hem de vücut kompozisyonunu geliştirmede umut verici bir potansiyele sahip bir tip buldular. O zamanlar ne olduğu bilinmeyen bu besin (kırmızı ette, kümes hayvanlarının etinde ve süt ürünlerinde bulunan toplu olarak conjugated linoleik asit adı verilen linoleik asit izomerleri grubu) artık iyikontrollü çeşitli klinik deneylere konu olmaktadır. Aşırı kilolu insanlarla yapılan çalışmaların çoğu, yağın kasa dönüşme oranının diğer kilo kontrol takviyelerinden çok daha eşsiz olduğu sonucunu vermiştir.
Lidanın vücut kompozisyonu üzerine pozitif etkileri, günümüze dek çeşitli hayvan deneylerinde ve pek çok insan çalışmasında gösterilmiştir. Başarılı deneylerin çoğundaki insanlar, beslenmelerinde herhangi bir değişiklik yapmamalarına ve hiç kilo vermemelerine karşın yağlarının yüzde dokuzunun kasa dönüştüğünü görmüşlerdir.
Lida’ nın vücut kompozisyonunu geliştirmek konusunda nasıl çalıştığını kimse lam olarak bilememektedir ancak, kas gelişmesi ve yağ kaybını düzenleyen peptit ve prostaglandinleri dengeleyebilmekledir. Bazı araştırmacılar Lida’ nın yağ metabolizmasında doğrudan rol aldığına ve vücudun depo yağlarını yakmasına yardımcı olduğuna inanmaktadır. Bir diğer teori, Lidanın kas proteinlerini yıkan ve yağ miktarını artıran kortizol gibi kortikosteroidlerin negatif etkilerine karşı çalıştığını öne sürmektedir.














