Orjinal Lida Resmi Satış Sitesi - LİDA Kargo ÜCRETSİZ!

BirKutu İkiKutu ÜçKutu DörtKutu
Meizi Lida   10 Kutu
Sipariş Kargolama Ücret
Mar 25

İnsan, karışık besinlerle beslenen, yani hem bitkisel hem de et yiyen bir canlıdır. İşte bu yüzden insanın yağlanmadan kurtulması zordur. Bu süreci kolaylaştırmak için ise Lida tam da bu prensibi benimseyerek geliştirilmiştir. İnsanın beslenmesi bu temel üzerine kuruludur. Bu beslenme biçiminde beslenmeniz sebze ağırlıklı olmalıdır. Lida diyeti yoğunlukla sebze ve meyve ile desteklenmek zorundadır. Patates mümkün olduğu kadar kabuklan ile pişirilmeli; ekmek, un ve hamur işlerinin üçte ikisi kepekli undan olmalıdır. Sebzeleri çiğ olarak tüketmeniz önemlidir. Bir kişi Lida zayıflama sürecine girerken bunlara mutlaka dikkat etmelidir. Bazı sebzeleri salata olarak hazırlayıp yiyebilirsiniz. Meyveleri taze olarak tüketmelisiniz.

Yağsız et ve balık, protein ihtiyacımız için vazgeçemediğimiz besinlerdir. Lida için de önemli olan ve zayıflama düzenini destekleyecek türden besinlerdir. Haftada 4 gün et ve balık, 3 gün de peynir, lor, süt, ayran gibi süt ürünlerine ağırlık verilmelidir.

Lida ile dengeli beslenme içinde sebze, meyve, sebze suları ve kepekli ekmek yer almalıdır. Yeterli miktarda süt ürünü tüketildiğinde et yenilmeyebilir.

Uzmanlar, alınan günlük yağ miktarının 80 gramı aşmaması gerektiği düşüncesinde birleşmişlerdir. İnsan vücudunun ortalama % 18′i yağdır. Kadınların vücudunda erkeklere göre % 5′ten fazla yağ vardır. Yağ vücuda estetik kazandırır, depo olarak görev alır ve iç organları darbe ve baskılara karşı korur. Genelde alın, burun ve eklemlerde yağ olmaz. Vitaminlerin bir kısmı vücuda yağ ile alınır. Vitaminlerin çoğu Lida açısından büyük öneme sahiptir. Alt deri yağ dokusunun ana maddesi yağdır. Yağ, deri altındaki vücut ısısının hızla kaybını önler. Bazı hormonların yapımı için yağ gereklidir. İnsan harcadığından daha çok yerse, vücudundaki yağ oranı artar; az yediğinde ise azalır.

Oca 31

Daha önce, Amerika’ da aşırı şişmanlığın ciddi boyutlarda olduğunu söylemiştik. Çünkü dengeli beslenme yapmıyorlardı.

Amerikalıların neler yediklerine ve özellikle temel beslenme alışkanlıklarını oluşturan fast-foodlara kısaca göz atalım. Lida ile neler yapabiliriz bir bakalım. Amerikalıların çoğu şunları yer:

  • Hamburgerlerde, sosisli sandviçlerde, sandviçlerde, krakerlerde bulunan iyice rafine edilmiş beyaz un (kan şekeri göstergesi 85).
  • İşlenmiş sanayi yiyeceklerinde (konserve, hardal, ketçap, hazır yemekler), içeceklerde (gazoz, meyve suları, buzlu çay, kolalı içecekler) bulunan şeker (göstergesi 70).
  • Özellikle kızartma olarak yenen patates (kan şekeri göstergesi 95).
  • İşlenmemiş halde tüketilen mısır (göstergesi 70) ya da mısır gevreği ya da patlamış mısır biçimi altında (kan şekeri göstergesi 85).

Bunların hiçbiri Lida kullanıcılarına önerilmez ve her Lida kullananın bu yiyeceklerden uzak durması gerekir. Yüksek randımanlı beyaz pirinç (göstergesi 70) ya da pirinç suflesi (göstergesi 85) ya da pirinçli pasta (göstergesi 85). Bunun dışında, isteğe bağlı bira (göstergesi 110) içerler ve çoğunlukla, glikozlu şuruplar (kan şekeri göstergesi 100), maltodekstrin (100) ve modifiye edilmiş nişasta (göstergesi 95) içeren hazır ve sanayi ürünü yemekler tüketirler.

Bundan kolayca şu sonucu çıkarabiliriz: Amerikan modeli beslenmeyle dolaysız sonucu olan metabolizma hastalıkları arasında sıkı bir ilişki vardır. İşin ilginç yanı, Amerika’da aşırı şişmanlığın en çok görüldüğü kesim, orta kesimdir. Oysa yukarıda belirtilen listedeki kan şekeri göstergesi aşırı derecede yüksek yiyecekleri bu halk tüketiyor. Dengeli beslenme ve Lida kullanımı olmadığı için şişmanlıyorlar. Tam tersine, Amerikalılar zenginleştikçe, daha geleneksel biçimde beslenmeye yöneliyor, böylece de aşırı şişmanlık hastalığına daha az kurban oluyorlar.

Eki 17

Fazlalık çoğunlukla yanlış beslenme alışkanlıklarının sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle öncelikle bu alışkanlıklardan kurtulmamız gerekir. Beslenme alışkanlıklarımızı değiştirmeden, sadece diyet programı uygularsak, zamanla verdiğimiz kiloları geri alarak tekrar lama riski ortaya çıkar.

Çocuklarımızda ömür boyu kalıcı olacak doğru davranış biçimleri oluşturmamız gerekir. Okul, arkadaş çevresi ve aile hepsi de bunda etkilidir. Çocuklar da gıdaların besin değerlerini ve kalori miktarlarını bilmeli ve bir gün içinde hangi gıdalardan ne kadar yemesi gerektiğini bilmelidir. Sağlıklı ve dengeli beslenmenin ne demek olduğunu bilmelidir.

Bir işe başlamak yarısını yapmaktır. Hemen bir diyet programına başlamalısınız. Fazla hamurlu gıdalar tüketme ve fazla ekmek tüketme alışkanlığı, yemeklerde fazla yağ kullanma alışkanlığı, fazla tatlı yeme alışkanlığı ve yemekler arsında abur cubur yeme alışkanlığı insanları latır. İnsanlar yaşlanınca vücut daha az kalori yakar. Yaşlandıkça vücuttaki yağ miktarı artar. Yaşlılıkta spor ve diyet ile kas yapısı korunarak fazla yağların önüne geçilir. Bazal metabolizma, istirahatte doku ve organların işlevlerini sürdürebilmesi için gerekli enerji sarfıdır. Kadınlarda 18-20 yaşından sonra her 10 yılda bir %2 azaldığı görülmüştür. Bu nedenle egzersiz gereklidir.

Hipertansiyon, varis, mide fıtığı, kabızlık, enfeksiyon, osteoartrit ve gut gibi hastalıkların riskini artırır.  insan vücudundaki bütün sistemleri zaman içinde kötü etkiler. Kalp – damar, şeker ve kanser hastalıklarının meydana gelmesine ve ölüm riskinin artmasına sebeptir. Kısırlık, iktidarsızlık, böbrek taşı oluşumu, kolesterol yükselmesi ve adet düzensizlikleri görülür. lık, insan hayatını kısaltan ve yaşam kalitesini düşüren bir hastalıktır. Ağırlık fazla olduğu için çeşitli eklem hastalıklarının ortaya çıkma riski artmaktadır. Bilek, topuk, ayak ve eklem hastalıkları normal kiloda olanlara göre daha fazla görülür. Kaburga, kalça, diz eklemlerinde baskı ve kıkırdak kaybı olur. Bu da osteoartrite sebep olur. Kemikler birbirine sürter.

Fıtık, safra kesesi hastalıkları ve safra kesesi taşları oluşumu fazladır. Fazlalığın alzheimer ve solunum hastalıklarına sebep olduğu bilinmektedir. Erken yaşlanma, hormonal bozukluklar ve beyinde hücre tahribatı olur.  kişilerde bu hastalıklara yakalanma riskinin daha fazla olduğu görülmüştür.

Mide yağlarının fazlalığından dolayı diyafram sıkışmakta ve solunum kapasitesi azalmaktadır. Solunum yolu rahatsızlıklarının çıkma riski artmaktadır. Solunum yetersizliği sonucu dolaşım sistemine yeterli kan ve oksijen verilememektedir. Kilo fazlası olanlar nefes darlığı çekerler. Yağlar hareketi zorlaştırdığı için yağlı insan çabuk yorulmaktadır. Yüksek tansiyon hastası olma riski normallere göre daha fazladır. Damar sertliği ve varis gibi hastalıkların çıkma riski artar. Fazlalık, kolon, meme ve rahim kanseri riskini artırır. Karında biriken yağ kolon kanserine sebep olabilir. Obez insanların karaciğerinde yağ birikir. Bu sonra siroz ve karaciğer yetmezliği olarak karşımıza çıkar. erkeklerde ereksiyon problemi yaşanabilir. Spor yapan larda bu problemin meydana gelmediği görülmüştür. Spor yapan  insanlarda; hastalıklara karşı direnç artar, hormonlar iyi çalışır, kan değerleri ve solunum yetersizliği düzelir.

Yanlış Beslenme Alışkanlıkları
Eki 8

Anadolu yemek kültüründe, Osmanlı mutfağında çeperli bakliyatlar, buğday, arındırılmış un, posalı meyve gibi gıdalar yaygın olarak kullanılırken, günümüzde rafine gıdalara dönülmüştür. Aslında Ege ve Akdeniz bölgelerinin zeytinyağlıları, İç Anadolu’nun çeperli gıda ve bakliyatları, özellikle esmer un ve kepek tüketimi asla kültürümüzden çıkmamalıdır.

Ayurvedik beslenme
Beslenme konusunda, çoğu insanın yaptığı en büyük hata, sabah kahvaltısını ve öğle yemeğini atlayıp sadece akşam yemeğini günün ana öğünü olarak yemektir. Ayurveda, ana öğünün öğlen yemeği olmasını önerir. Sabah kahvaltısının ve akşam yemeğinin daha hafif olmasını tercih eder. Sabah kahvaltısından takribi 15-20 dakika önce Lida kullanımı unutulmamalıdır. ata beden tipindeki-ler için kahvaltı uygun olmakla birlikte, Kapha beden tipindekiler için sabah kahvaltısı atlanabilir. Kahvaltıyı prens gibi, öğle yemeğini kral gibi, akşam yemeğini fakir gibi yemek sağlıklı kalmanın temel kuralıdır.

Akşamları, özellikle geç saatlerde (20:00-21:00 gibi) vücut kendini dinlendirdiği için metabolizma yavaşlar, sindirim sistemi yavaşlar, salgılarında azalma olur ve yenen yemekler metabolize olmadan depolanır. Akşamları yağlı yiyecekler tüketilmemeli, özellikle yoğurt, peynir, mayonez gibi ağır ve mayalı gıdalar yenmemelidir.

Ne yemeli/he yememeli?
Vejetaryen olmayanlara, aynı gün içinde, birden 52 fazla et türü tüketmemelerini öneririm. Örneğin, balık ve salamlı tost; tavuk, jambon ve deniz ürünlü karışık pizza; beyaz et ve kırmızı et aynı anda yenmemelidir. Tavuklu çorba içip üstüne kıymalı börek yemek; sucuğu, hindiyi, jambonu veya Çin mutfağındaki birçok et türünü bir arada tüketmek bağışıklık sistemini zorlayabilir, hazımsızlık yapabilir. Aynı öğün, hatta aynı gün içinde, et, tavuk, balık vb diğer gıdaları tüketen kişilerde, alerjik yakınmalar ve sindirim sistemi rahatsızlıkları gözlemledim. Vejetaryen olmayı başa-ramayanların, günde sadece bir öğünü hayvansal protein ağırlıklı yemeleri, aynı gün içinde ikinci bir et türünü yememeleri, sindirimi ağır ve zor olduğu için, hayvansal proteinleri mümkünse gece tüketmemeleri doğru olacaktır. Buna uygun davranan kişilerin, alerjik yakınmalarının, bağışıklık sistemi problemlerinin, sindirim sorunlarının, hatta kilo verme hızlarının olumlu yönde etkilendiğini çalışmalarımda gözlemledim.

Tüketilen yağların cinsi de önemlidir. Katı yağlar mümkünse tüketilmemeli, sıvı yağlar ise az miktarda tüketilmeli ve zeytinyağı tercih edilmelidir. Tükettiğimiz, süt, yoğurt, yumurta, et gibi gıdalar da zaten yağ içerir. Bu tip besinleri alanların, günlük yağ ihtiyacının önemli bir bölümü de karşılanmış olur.

Kabukları çıkarılmış pirinç, buğday, beyaz şeker gibi rafine gıdalardaki karbonhidratlar hızla kana karışarak, kan şekerini süratle yükseltir ve bu gıdalar tüketildiği sürece düzenli kilo alınmasını sağlar. Bu nedenle sağlıklı kilo vermek isteyen bireylerin, rafine gıdalarla yapılmış yiyecekleri tüketmemeleri tavsiye
edilir.

Gün boyu bol su içerek bedenimizi zinde tutmalıyız. Sağlıklı zayıflamanın en önemli yolu Önceden yeterince kaynamış ve soğutulmuş su içmektir. Belirli durumlarda limonlu, karanfilli, naneli su içilebilir. Meyveler genellikle yemek öncesi ve soğuk olmamak şartıyla yenmelidir. Lida ile zayıflamak istiyorsanız meyve tüketiminin önemini dikkate almalısınız. Lifli olduklarından, yemeğe başlarken veya öğün aralarında yenildiğinde, sindirim sistemine geçişleri hızlı olur ve yine lifli olduklarından, aç karna yenildiğinde, mideyi ilk olarak onlar terk eder. Alışkanlık gereği yemek sonrası yenildiğinde, meyveler mide ısısında beklemiş olur, zamanla etilalkol açığa çıkar ki, bu da bir çeşit çürüme etkisinin sonucudur.
Eğer kalın kabuklu değilse, meyveleri kabuklarıyla birlikte yemek daha uygundur.


Nasıl ve hangi ortamda yemeli?

Yemeklerin sadece miktar olarak ne kadar yendiği değil, ne şekilde ve hangi ruh haliyle tüketildiği de çok önemlidir. Örneğin sinirli bir şekilde yenilen yemek ile rahat bir halde, mutlu, sakin bir ortamda yenilen yemeğin sindirimleri kesinlikle aynı olamaz. Gergin ve sinirliyken yenilen yemekler çok farklı bir şekilde sindirilir ve metabolize olur. Oysa huzur dolu bir ortamda ve stressiz yenilen yemekler ise çok daha iyi sindirilerek metabolize olur. Zayıflamak isteyen kişilerin yemeklerini sakin bir ortamda yemeleri, yemeğe konsantre olmaları ve her lokmayı yavaş yavaş çiğnemeleri gerekir. Eğer yemek çok hızlı yenirse, doyduğumuzu hissetmemizi sağlayan mekanizmalar, yemek yeme hızımız kadar çabuk devreye girmediğinden, kişi doyduğunu anlayana kadar çok fazla yemiş olur ve böylece kilo alır. Yani, ne kadar hızlı yersek, doyduğumuzu o kadar geç hissederiz ve ne kadar yavaş yersek, yeme hızımız ile doyma hissimiz birbirine o kadar yakın sürelerde gerçekleşir.

Yemek, yavaş yavaş, küçük lokmalar halinde, dikkatle çiğnenerek yenmelidir. O an tabakta duran moleküller şahsımıza ait ünite ve moleküller olacaktır. Onları saygı göstererek yemeliyiz. Asla yiyecekleri ağzımızdan içeri aceleyle tepilmesi gereken maddeler gibi görmemeliyiz. Tüm dinlerde yemek öncesi edilen dua, bu saygının bir ifadesidir. Yaradan’a bu nimetleri verdiği için teşekkür edilmelidir. Böylece sindirim sistemi sakinleşir ve besinleri sindirmeye hazır hale gelir. Bu tür bir inancı olmayan kişilerin, için den bir teşekkür geçirmesi bile yeterlidir. Gün içindeki yoğun tempoda zamana karşı yarışarak beslenmek doğru değildir.

Yemek yenen ortam da, en az yemekler kadar önemlidir. Ayakta atıştırmak yanlıştır. Televizyon seyrederken, gazete okurken ve hesap yaparken veya iş toplantıları esnasında yemek yemek de, yine aynı nedenlerden dolayı doğru değildir.

Yemeklerden sonra 5-10 dakika, yemeklerin midemizde oturmasına izin vermeli, sindirimin başlamasına yardımcı olmak için beklemeli ve efor gerektiren hareketlerden kaçınmalıyız.

Vejetaryen
Tem 20

Tere yağ,kuyruk yağı gibi doymuş yağ oranı çok yüksek olan besinleri oldukça az sıklıkla tüketmemiz gerekmektedir.Yeterli miktarda doymamış yağ içeren ayçiçeği,mısırözü,soya,fındık,soya yağı gibi besinleri almaya dikkat etmek daha sağlıklı olacaktır.Süt ve süt ürünleri tüketirken yarım yağlı süt,az yağlı veya yağsız peynir,az yağlı yoğurt almaya özen gösteriniz.Çok yağlı veya yağlı kırmızı et yemek yerine yağsız kırmızı et,balık veya beyaz et yemek çok daha sağlıklı olacaktır.

Nohut,mercimek ve fasulye gibi kuru baklagilleri az yağlı veya haşlama olarak tüketmek tercihen daha iyi olmaktadır.Süt ve süt ürünlerini alırken yağ oranlarına çok dikkat edilerek alınmalıdır.Gün içinde yapılan yemekler ızgara,haşlama veya fırında pişirilerek tüketilirse yemekte kullanılacak yağ oranı daha aza indirgenmiş olur ve bu da yemeğin daha sağlıklı olmasını sağlar.Aşırı şeker içeren gıdaları yemekten kaçınmalıyız.Hatta çay,neskafe ve kahve gibi içecekleri şeker kullanmadan içmeliyiz ya da kullandığımız şeker oranını azaltmalıyız.Tuz tüketimi ile yüksek tansiyon arasında doğru orantı bulunmaktadır.Yani tuz tüketimi arttığında yüksek tansiyonda artmaktadır.Normal sağlık ölçütlerinde olan bir kişinin günde tükettiği tuz miktarı 6 gramı geçmemelidir.Bu 6 gram kişinin gün içinde yediği ve içtiği tüm besinleri kapsamaktadır.6 gram yaklaşık olarak 1 tatlı kaşığına denk gelmektedir.Yüksek tansiyonu olan kişiler içinde gün içinde doktor tavsiyesine uygun miktarda tuz almalıdırlar ya da hiç tuz tüketmemelidirler.Güne mutlaka kahvaltı yapılarak başlanmalıdır.Gece boyunca hiç besin tüketilmediği için uyanınca beynin enerjiye ihtiyacı olmaktadır.Daha sonra gün içinde alınan besinlerin tüketimi gün içine yayılırsa daha etkin kalori yakılmasını sağlar.Yediklerinizi 3 ana öğün ve 3 ara öğün olarak ayarlamaya çalışınız.

Yani sık aralıklarla az besin tüketmeliyiz.Öğünlerde bol su için ve yiyecekleri iyice çiğneyip öyle yutunuz.Tam dolu olan mide kişinin mide sağlığını zamanla bozmakta ve erken yaşlanmaya neden olmaktadır.Mideyi katı gıdalarla doldurmamak gerekir.Çünkü katı gıdalar mide özsuyunun her tarafa dengeli bir şekilde ulaşmasını güçleştirir ve bu yüzden sindirim oldukça zorlaşır.Düzenli ve dengeli beslenenler dengesiz beslenen kişilere göre daha sağlıklı olmaktadır ve ideal kilolarını korumaktadırlar.Lida zayıflama kapsülleri ideal kilonuza ulaşmanızda ve ideal kilonuzu korumanızda en büyük yardımcınız olacaktır.