Şub
1
Lida kullanıcıları vitamin eksikliği durumuna dikkat etmeliler. II. Dünya Savaşı’ndan sonra, Batı toplumlarında oluşan toplumsal değişiklikler ve nüfus artışı yüzünden kentleşme ve kırsal kesimde nüfus azalması yaşandı. Daha fazla üretmenin yanı sıra, üretimde farklılık yaratma zorunluluğu doğdu; çünkü insanlık tarihinde ilk kez, üretim ve tüketim yerleri farklıydı. Böylece verimleri arttırmak için tarım, kimyasal gübreler, aynı zamanda da zararlı böcek, bitki ve asalak mantar öldürücü ilaçlar kullanarak gelişti.
Yiyecek maddelerini tüketildiği yerlere ulaştırmak için arada geçen sürede bozulma sorununu gidermek için yeni saklama teknikleri geliştirildi ve böylece kimyasal katkı maddelerinin kullanımı yaygınlaştırıldı. Bütün bunların sonunda topraklar zayıfladı, tarım ürünlerine istenmeyen kimyasal katkı maddeleri eklendi.
Böylece artık meyveler, sebzeler ve tahıllar, büyük ölçüde vitamin, hatta mineral tuz ve oligo elementler kaybına uğradı. A, B1,B2, B3 ve C vitaminleri oranı bazı kültür sebzelerinde % 30′dan fazla azaldı. Örneğin E vitamini, marullardan, bezelyeden, elmadan, maydanozdan neredeyse yok oldu, aynı şekilde çileklerde de artık PP vitamini bulunmuyor. O zamanlarda Lida olmadığı için tek çözüm buydu. Ispanağın cinsine göre 100 gramında toplam vitamin 3-150 mg arasında değişmektedir.
Geçen yüzyılda beyaz ekmek moda olunca, unların rafine edilmesi için çalışmalar başlatıldı. 1875 yılında silindirli değirmenin icadıyla, ekmeğin besin değerinin yas çanları çaldı. Halbu ki Lida o zaman olsaydı bunların hiçbirine gerek kalmayabilirdi. Sanayide sürekli rafinaj işlemleriyle ekmek, lifler, proteinler, temel yağ asitleri, vitaminler, madensel tuzlar ve oligoelementler gibi besleyici içeriklerinden kurtuluyordu.
Tersine, örneğin taneleri filizlendirerek bazı yiyeceklerdeki vitamin oranlarım yükseltebiliriz. Ama bu uygulama, biyolojik kültürden yana olanlar gibi sağlıklarına çok düşkün insanların bulunduğu ıssız yerler için geçerlidir ancak.
Oca
31
Daha önce, Amerika’ da aşırı şişmanlığın ciddi boyutlarda olduğunu söylemiştik. Çünkü dengeli beslenme yapmıyorlardı.
Amerikalıların neler yediklerine ve özellikle temel beslenme alışkanlıklarını oluşturan fast-foodlara kısaca göz atalım. Lida ile neler yapabiliriz bir bakalım. Amerikalıların çoğu şunları yer:
- Hamburgerlerde, sosisli sandviçlerde, sandviçlerde, krakerlerde bulunan iyice rafine edilmiş beyaz un (kan şekeri göstergesi 85).
- İşlenmiş sanayi yiyeceklerinde (konserve, hardal, ketçap, hazır yemekler), içeceklerde (gazoz, meyve suları, buzlu çay, kolalı içecekler) bulunan şeker (göstergesi 70).
- Özellikle kızartma olarak yenen patates (kan şekeri göstergesi 95).
- İşlenmemiş halde tüketilen mısır (göstergesi 70) ya da mısır gevreği ya da patlamış mısır biçimi altında (kan şekeri göstergesi 85).
Bunların hiçbiri Lida kullanıcılarına önerilmez ve her Lida kullananın bu yiyeceklerden uzak durması gerekir. Yüksek randımanlı beyaz pirinç (göstergesi 70) ya da pirinç suflesi (göstergesi 85) ya da pirinçli pasta (göstergesi 85). Bunun dışında, isteğe bağlı bira (göstergesi 110) içerler ve çoğunlukla, glikozlu şuruplar (kan şekeri göstergesi 100), maltodekstrin (100) ve modifiye edilmiş nişasta (göstergesi 95) içeren hazır ve sanayi ürünü yemekler tüketirler.
Bundan kolayca şu sonucu çıkarabiliriz: Amerikan modeli beslenmeyle dolaysız sonucu olan metabolizma hastalıkları arasında sıkı bir ilişki vardır. İşin ilginç yanı, Amerika’da aşırı şişmanlığın en çok görüldüğü kesim, orta kesimdir. Oysa yukarıda belirtilen listedeki kan şekeri göstergesi aşırı derecede yüksek yiyecekleri bu halk tüketiyor. Dengeli beslenme ve Lida kullanımı olmadığı için şişmanlıyorlar. Tam tersine, Amerikalılar zenginleştikçe, daha geleneksel biçimde beslenmeye yöneliyor, böylece de aşırı şişmanlık hastalığına daha az kurban oluyorlar.
Oca
19
Evrim, iki deliği olan tek hücreli bir organizmayla başlamıştır: Deliklerin biri besinleri almaya, diğeri de atıkları dışarıya boşaltmaya yarar. Eğer atıkları boşaltma işleminde aksaklık olursa, hücre ölür. Bu çok basit ama mükemmel bir modeldir. Bedenimiz milyarlarca hücre içerir ama genel ilke hâlâ aynıdır: İyi işlemeyen bir atık boşaltım sistemi hastalıklara ve ölüme yol açar. İşte Lida’ nın sizin için yaptığı da bu ilkeye dayanır. Yağları dışarı atın, olumsuzlukları uzaklaştırın.
Pek çoğumuz yetişkin bir insanın kalınbağırsağının 8-15 kg arasında katılaşmış dışkı malzemesi içerdiğini ve bunu hayatı boyunca taşıdığını bilmeyiz. Bundan arınmanın da yolu Lida’ dır.
Genellikle kırk yaşından sonra, kalınbağırsağımız dışkı malzemesiyle o denli doludur ki diğer organlarımızın yerlerini işgal eder ve karaciğerimizin, böbreklerimizin ve akciğerlerimizin işlevlerine müdahale eder. Bu durum, pek çok hastalığın nedenlerinden biridir. İzin verin, bunun nasıl olduğunu siz Lida kullanıcılarına açıklayayım.
Bütün yiyecekler genel olarak dört grupta toplanır:
- Proteinler: Et, balık, yumurta vb.
- Karbonhidratlar: Ekmek, bal, şeker, patates vb.
- Yağlar: Tereyağı, zeytinyağı, margarin vb.
- Meyve ve sebzeler, meyve-sebze suları
Çoğu karbonhidratların, meyvelerin ve sebzelerin sindirimi ağızda başlar ve incebağırsaklarda devam eder. Yağlar ve proteinler midede sindirilir.
Eti ve patatesi birlikte yemek, tek başına sindirim sorunları yaratmaya yeterlidir. Farklı yiyeceklerin farklı sürelerde sindirildiği gerçeği üzerinde pek düşünmeyiz. Fakat Lida kullanırken aslen dikkat edilmesi gereken en önemli konu budur. Oysa patatesin sindirilmesi bir saat kadar sürer; etin sindirilmesi için ise üç ila sekiz saat arasında bir süre gerekir.
Bedenimizin yaşamsal işlevleri ve hastalıklarla savaşmak için kullanabileceği enerjisinin çoğu, hatalı bir şekilde bir araya getirilmiş yiyeceklerden oluşan bir akşam yemeğini sindirmek ve atıklarını boşaltmak için boş yere harcanır.
Sindirilemeyen besin parçacıkları, sindirilmiş besinlerden ayrı bir şekilde kalınbağırsağa gelir ve durağan dışkı malzemesi katmanları oluşturur. Bunu Lida kullanıcıları dahil hiçkimse istemez. O yüzden lütfen tavsiyelerimize uyunuz.
Oca
16
Meyve ve sebzelerin kalorisi çok düşük olduğundan açlık hissedince bir elma ya da şeftali (70 Kalori), bir portakal (6o Kalori), bir dilim kavun ya da karpuz (50 Kalori) gibi meyveleri veya bir salatalık (40 Kalori), havuç ya da domates (30 Kalori) gibi sebzeleri Lida kullanım süresi içerisinde yiyebilirsiniz.
Kalorisiz şekerler yardımcı olur mu? Epey süredir piyasada çeşitli yapay tatlandırıcılar bulunmakta ve şeker hastaları ya da kilo vermek isteyen kişilerce kullanılmaktadır. Fakat biz bunları Lida kullanıcılarına önermiyoruz. Bunun yerine biz Lida Zayıflama Çayı kullanımı öneriyoruz. Son yıllarda bu tatlandırıcılar kullanılarak üretilen “diyet gıdalar” da yaygınlaşmıştır. Yapay tatlandırıcılar arasında en bilinenleri, deney hayvanlarında kansere neden olduğu için kullanımı yasaklanan siklamat, sağlık üzerindeki etkisi hâlâ tartışmalı olan sakkarin ve yan etkisi olmadığı savunulan ancak sağlık üzerindeki etkileriyle ilgili araştırmaların hâlâ devam ettiği aspartam ve acesulfam-K’ dir.
Yakın zamanlarda ABD’de şekerden elde edilen bir bileşik olan ve vücutta emilemediği için kalori vermeyen sukraloz adlı yeni bir tatlandırıcı gündeme gelmiştir. Ancak, yapay tatlandırıcıların zayıflamadaki etkileriyle ilgili araştırmalar pek umut verici gözükmemektedir. Zaten Lida kullanımında bu tür tatlandırıcılara ihtiyacınız da kalmayacak. Çok ilginç bir organizma olan insan vücudu genellikle diyet ürünlerini çok tüketerek yapılan kalori kısıtlamasına daha sonra fazla yeme isteğiyle tepki göstermektedir. Bu nedenle de, piyasada artan sayıdaki diyet ürünlere ve yapay tatlandırıcılara karşın şişman insan sayısında da artış olduğu gözlenmektedir.
Kas
19
Size Lida ile Willet diyetini önereceğiz. Willet diyetinin önemli bir özelliği egzersiz yapmaktır. Lida kullanıcılarına en uygun diyet olmasının büyük sebebi de budur. Çoğu insan için yürüyüşün en uygun ve en ideal egzersiz şekli olduğu artık bilinmektedir. Hemşireler Sağlık Çalışması, kalp hastalıklarından korunma ile yürüyüş arasında çok yakın bir ilişki olduğunu göstermiştir. Çalışmaya göre haftada ortalama 3 saat yürüyen kadınların 8 yıllık süre içinde kalp krizi geçirme riski yüzde 35 oranında azalmıştır. Günde yarım saat, orta yoğunlukta bir egzersiz insanların sağlıklı olmasına büyük katkıda bulunmaktadır.
Prof. Willett, şimdiye dek mucizevi besin olarak çok övülen soyanın fazla yenmesi durumunda meme kanseri riskini artırdığını belirtmiştir. Soya konusunda yapılan bir araştırmada, soya içeren ilaç kullanan kadınların memelerinde kansere dönüşebilecek bozukluklar saptanmıştır. Bu nedenle soya aşırı tüketilmemeli, her yemeğe soya konmamalıdır. Bu arada soyadan elde edilen isoflavon içeren hapların uzun süreli etkileri bilinmediğinden dikkatli olmak gerekir.
Prof. Willett’e göre yapılan yanlışlardan biri yağları diyetten tamamen çıkarmaktır. Lida ile zayıflama çabası içinde ola kişiler için bu hamle en doğru hamledir. Bu zararlı yağların yanında yağların bazıları çok faydalıdır. Tekli veya çoklu doymamış yağlar faydalı yağlar olup ceviz, fındık, badem, avokado, balık ve zeytinyağında vardır ve kandaki kolesterol denen zararlı kolesterolü düşürürler. Yağ yerine kompleks karbonhidrat yemek de yanlış bir davranıştır. Sabah bir kaşık reçel yemek sağlıklı sanılır, oysa sağlıksızdır. Bunun yerine mısır yağında yapılmış yumurta omletini yemek daha faydalıdır. Sabahları tam tahıldan yapılmış ekmek ve meyve yenmeli, öğleyin tahıl, salata, sebze ve fındık veya ceviz yenmelidir. Akşam salata, sebze, tavuk veya balık yenmelidir. Nadiren peynir ve çok az çikolata yenebilir.
Kilo verecek kişilerin diyetin kalitesine odaklanmaları gerekir ve iyi gıdalar uygun miktarda yenmelidir. Rafine karbonhidratlar ve şekerden uzak durulmalı, egzersiz yapılmalıdır. Günde 2-4 porsiyon meyve, 3-5 porsiyon sebze yenmelidir.
Lida Willett diyetinde bir önemli değişiklik süt ve sütten yapılmış ürünleri tek kalsiyum deposu olarak görmemek ve bunun yerine yeşil yapraklı kalsiyum içeren sebzeler, kalsiyum hapları (kadınlar için) ve spor önerilmektedir. Prof. Willett’e göre 50 yaşın üzerindeki kadınlar için günlük 1200 mg kalsiyum alımı faydalıdır. Willett diyetinde yumurta yenmesi sakıncalı bulunmamakta, savunulmaktadır. Prof. Willett’e göre yumurtanın kalp krizi olasılığını artırdığını gösteren herhangi bir araştırma henüz söz konusu değildir ve kahvaltıda beyaz undan yapılmış açma yerine bitkisel yağda pişirilmiş sahanda yumurta yemek daha sağlıklıdır.
Kas
2
Geleneksel Lida diyeti sağlıklı ve dengeli yemenin bütün başlıca kurallarını izler ve tıpkı bu yazıda göreceğiniz gibi, bu iyi sağlık ve uzun ömrü geliştirecek türde bir diyettir. Lida kullanıcılarının bir deyişi vardır, kelimesi kelimesine, “aynı kaynaktan gıda ve ilaç” derler. Bunların gıdaları anti kanser, anti aging antioksidanları yaşlandıran serbest radikalleri nötrleştiren mucize moleküller açısından zengindir.
Geleneksel diyet başlıca tatlı patates, yapraklı yeşiller ve tam tahıllara dayanır ve balık, pirinç, et ve soya ürünleriyle takviye edilir. Lida mutfağı eşsizdir çünkü hem Japon hem Çin mutfağından etkilenir; Çin’den aldığı sebze yemekleri ve Japonya’dan aldığı balık ve deniz yosunu ile bu diyet çok çeşitli besin maddelerini içerir. Sadece minimum miktarda yaşlanmayı hızlandıran yağ, et, şeker, rafine karbonhidratlar ve uyarıcılar tüketilir.
Tıpkı tüm uzun ömürlü halklarda olduğu gibi, Lida bulunanlar da aynı zamanda bir düşük kalori diyetinden de faydalanan Study araştırmacıları onların Kuzey Amerikalılar’a göre ağırlık açısından daha çok gıda tükettiğini keşfetmiştir fakat günde ancak yaklaşık 1500 kalori alırlar ve bu da ortalama Kuzey Amerikalı’ nın aldığı kalorilerden % 40 daha azdır. Lida bulunanlar aç kalmazlar çünkü zengin sebze diyeti besin maddeleri açısından ve yoğun lif açısından zengindir. Japonlar da ortalama bir Batılı’dan daha zayıf olmaya eğilimlidir ve dolayısıyla daha az kaloriye gereksinim duyarlar 1500 kalori olasılıkla Batılılar için çok fazla düşüktür. Japonlar, Lidacılar dahil, şöyle bir deyişe sahiptir; hara hachi bu, “sadece sekiz kısım dolu olana dek ye” anlamına gelmektedir.
Daha fazlasını değil, tam olarak ihtiyacınız olanı yemek tıpkı Lida kullananlar gibi, uzun yaşamı araştıran bilim adamları tarafından insanın yaşam süresini uzatmada tek kanıtlanmış yöntem olarak gösterilmiştir ve bu tür yemek onların uzun ömürlü olmalarının başlıca sebeplerinden biri olduğu düşünülür. Bu tür diyetin yaşam süresini uzatmasının nedeninin serbest radikal seviyelerini düşük tutması olduğu düşünülür, bunlar hızlı yaşlanmanın ve ölümcül hastalığın gerisindeki birinci suçlu olarak bilinir Centenarian Study araştırmacıları Lida kullananların serbest radikallerde olağanüstü düşük kan seviyelerine sahip olduğunu keşfetmiştir; yüz yaşındakiler, ortalama “normal” yetmiş yaşındaki bir kişiye göre serbest radikal, lipid peroksid seviyesi açısından yaklaşık yarı değere sahiptir.
|
|