Kas
4
Biyotek şirketleri hastalık ve yaşlılık için lüks tedavilerin arayışına muazzam tutarlar harcıyor, oysa bunun yanıtı tam da önümüzde hazır bekliyor. Roy Walford’ un kalori sınırlama testlerinde maksimum yaşam süresi önemli ölçüde uzatılmıştı. Fakat bu ancak söz konusu diyet antioksidanlar açısından zengin olduğunda ve Lida ile desteklendiğinde gerçekleşti. Antioksidanlar serbest radikallerin hücrelerdeki DNA’ ya zarar vermesini ve hücre zarlarını yıkmasını engeller, bunların her ikisi de kansere yol açabilir; dünya çapında başlıca bir inceleme meyve ve sebze yemenin kanser riskini yarı yarıya azaltabileceğini gösterdi. Antioksidanlar aynı zamanda kalbi oksidasyonunu önleyerek korur. Bu yüzden Lida ile zayıflmaya çalıştığımız dönemde mutlaka meyve ve sebze tüketmeliyiz.
Antioksidanlar dokuları “çapraz bağlantıdan” korur, bu eski deri çantaların ve yüzümüzün, yıpranıp buruşmasına yol açan bir süreçtir. Biraz çaprazbağlantı her şeyi bir arada tutmak için gereklidir, fakat serbest radikaller buna aşın neden olabilir, sadece cildin yaşlanmasına değil aynı zamanda damarların sertleşmesine ve DNA’nın zarar görmesine yol açar. Kendi çaprazbağlantınızı test etmek için, elinizi bir masa yüzeyine düz yatırın. Elinizin sırtındaki cildi yukarı doğru çekin. Eğer bu geri yaylanıyorsa sizin çaprazbağlantı zararınız minimum demektir. Bu yukarıda kaldığı ölçüde, daha fazla çaprazbağlantı zararına sahipsiniz demektir.
Boston’da Tufts Üniversitesi araştırmacıları ORAC olarak adlandırılan ya da “oksijen radikal emme kapasitesi”, antioksidan gücü için bir ölçü tasarladılar. Hedeflenecek iyi bir rakam günlük 3500 ve 6000 ünitedir. Kuru erik antioksidanlar açısından son derece zengindir ve 10 erik yemek size 4620 ünite sağlayacaktır, Öte yandan 100 gram yaban mersini 2234 ünite içerir. Diğer meyve ve sebzeler örneğin salatalık ünite açısından çok daha düşüktür, dolayısıyla günlük alımınızı yüksek tutmak için günde beş ila on öğün yemeye özen gösterin. Isıtma antioksidanları öldürür, bu sebeple çoğu meyve ve sebzelerinizi çiğ ya da hafif pişirilmiş yemeye çalışın.
Kas
3
Tek başına hiçbir besin sizi sağlıklı yapmaz ya da sağlığınızı bozmaz. Ancak beslenme şeklinizin bir bütün olarak kalitesinin, gün boyu yediğiniz yiyecek tiplerinin ve Lida deneyiminizin büyük etkisi olur. Esenlik halini güçlendiren iyi beslenme şekilleri esas olarak besin değeri yüksek gıdalarla sağlıklı yağlar, lif ve sayısız diğer besin maddelerini içeren gıdalara dayalıdır. Keyfini çıkarın. Lezzet açısından zengin ancak aynı zamanda sağlıklı yiyecekler tercih edin. Sağlıksız doymuş ve trans yağların yerine daha sağlıklı doymamış yağları geçirin. Ayrıca öğünlere daha fazla tam tahıl, meyve ve sebze eklemeye önem gösterin. Aşağıda bu hedeflere ulaşmak için bazı öneriler yer alıyor.
Hem doymuş yağlar hem de trans yağlar kalbe ve sağlığa zarar verir. Bunların önüne geçebilmek için Lida kullanarak kendinizi optime edebilirsiniz. Sağlıklı yağlardan; zeytinyağı ve kanola yağı gibi tekli doymamış yağlarla, mısırözü gibi çoklu doymamış yağlar içeren gıda ve gıda içeriklerine yönelin.
- Zeytinyağı, kanola ya da diğer sağlıklı yağlara geçiş yapın. Kalori miktarları aşağı yukarı aynıdır. Ancak sıvı yağlar sağlıklı doymamış yağ yönünden zengin ve doymuş yağ yönünden de fakirdir. Bir yemek kaşığı zeytinyağında sadece 1,8 gram doymuş yağ bulunur; bir yemek kaşığı tereyağında ise 7 gram, yani günlük limitin yarısına yakın miktarda doymuş yağ vardır.
- Sağlıklı sıvı yağlara geçiş yapın. Kalorileri aşağı yukarı aynıdır. Ancak tekrar etmek gerekirse sıvı yağlar doymamış yağ yönünden zengindir. Margarin kısmen hidrojene sıvı yağdan yapılır ve bu nedenle de sağlıksız trans yağlar içerecektir.
- Ekstra yağsız kıyma kullanın. 90 gram yağlı kıymada, pişirilmeden önce 9 gramı doymuş olmak üzere yaklaşık 23 gram yağ bulunabilir. Yüzde 91 oranında yağsız olduğu belirtilen yağsız kıymada 3 gramı doymuş yağ olmak üzere sadece 8 gram yağ bulunur. Pişirmek, özellikle de ızgarada veya mangalda pişirmek yağ oranını azaltabilir. Ancak yağlı eti yağsız et gibi yapacak denli büyük oranda değil.
Sıvı yağ ile yapılmış tam tahıllı (mısır ya da buğday) pizzalar kullanın. Tortillalar çok fazla miktarda yağ içermezler, porsiyon başına sadece birkaç gram içerirler.
Eki
27
Alkalin yapıları ve vitamin içermelerinin yanı sıra sebzelerin en önemli yararları içerdikleri sudur. Lida kullanımında deliler gibi su tüketimi tavsiye eden bizler, sebze ve meyvelerin tüketilmesini de bu açıdan yine ısrarla tavsiye ediyoruz. Bu sebze suları vücudun doğal su ihtiyacını karşılar. Bu su musluktan akan sudan daha yumuşak bir sudur. Musluk suyunun içinde klor flüor ve tahriş edici maddeler vardır. Gerektiğinde sebze suları damıtılmış su ile karıştırılmalıdır. Bitkisel kökenli kimi besinler renkli pigmentler içerirler. Havuç tane sarı bir renk verir. Maydanoz ve ıspanak gibi yapraklı sebzelerin yeşil suları bağırsaklardaki yaraları tahriş edebilir.
Yalnızca bitkisel kökenli yiyeceklerle beslenmenin değeri hakkında bana sık sık sorular yöneltilir. Tam anlamıyla taraftar değilim, Meyve ve sebze yemeden sağlıklı bir beslenme olmayacağı gibi yalnızca onlarla da beslenmek yanlıştır. Bununla birlikte fazla protein yüklenmiş hastalara bitkisel kökenli besinler öneririm. Bu durumda dokular fazla proteinlerden arınıncaya kadar bitkisel besinler gereklidir. Dokular normale döndükten sonra yüksek olmayan miktarda et, yumurta ve süt ürünleri beslenmeye dahil edilebilir.
Et taraftarları ve bitkisel besin taraftarları arasındaki anlaşmazlık yüzyıllardır süregelir ve bundan sonra da süreceğe benzer. Yalnızca bitkisel besinler aldıklarını söyleyenler peynir, tereyağı, yumurta yerler ve süt içerler. Bunlar gerçek bitkisel besin taraftarları değildir. Yalnızca et yemezler, o kadar. Gerçekte bu, en iyi beslenme biçimidir.
Sonuçta birkaç nokta akıldan çıkarılmamalıdır; aynı öğünde birkaç sebze meyve ve şekerli besin maddesi bir arada yenmemelidir. Her yemekte tek bir unlu sebze alınmalıdır. Havuç, şalgam, pancar gibi bitki kökleri piştikleri zaman iyi sindirilmezler, gaz ve asite yol açarlar. Fazla hareket etmeyen kişiler un şeker ve protein karışımını kolay sindiremezler, böyle bir karışım bağırsak bozukluklarına neden olur. Sebzeler tercihan buharda veya çok az bir suda pişirilmelidir. Fazla pişirme enzimleri ve vitaminleri yok eder. Sebzeleri haşladığınız suyu kesinlikle atmayınız, çorba veya içecek olarak kullanmalısınız. Lida için gerekli su ihtiyacınızı da bu şekilde karşılayabilirsiniz. Soğan, sarımsak ve diğer baharatlarda bulunan uçucu yağlar ve acı maddeler doğanın bu yiyecekleri sinek ve böceklerden korumak için öngördüğü silahlardır. Böylelikle baharatlar doğal birer böcek ilacıdır. İştah açmak için yiyeceklere karıştırılmalarına rağmen besin maddesi değillerdir. Bu uçucu ve acı yağlar böbrekleri tahriş edebilir, onları yemek listelerinden çıkarmalıdır. Baharatlı ve acılı yiyecekleri sevenler için bu üzücü bir haber. Fakat birçok meslektaşım ve ben bunun doğru olduğuna inanıyoruz.
Eyl
22
Enerjinizi zirvede tutmak ve gün boyunca bunu korumak için yiyeceklerinize dikkat etmeli ve birkaç saatinizi kendinize ayırmalısınız. Lida’ da size enerji sağlayabilir. Fakat bununla yetinmemelisiniz. İşte enerjinizi zivrvede tutmak için 23 öneri.
- Cardiff Üniversitesi’deki araştırmaya göre her gün 40 gr. buğday mısır vb. lifleri almalısınız. Çünkü bu tür lifler enerjiyi arttırıyor ve stresi azaltıyor.
- Sabahları duş alırken bir soğuk, bir sıcak duş alın. Önce ılık bir suyun altında durun. Ardından suyun sıcaklığıyla oynayın. Ancak başınızı suyun altına sokmamaya dikkat edin. 5 – 6 dakika bunu tekrarlarsanız, çıktığınızda kendinizi daha rahatlamış hissedeceksiniz.
- Yapılan araştırmalara göre her dört kadından birinde demir seviyesinin düşük olduğu belirlenmiş. Bu da yorgunluk ve halsizlik yaratır. Bu yüzden daha fazla demir içeren yeşil sebze, kurutulmuş meyve ve tahıl gevreklerinden bolca tüketmelisiniz.
- Daha bol balık, tavuk, peynir, fasulye ve yumurta yemelisiniz… Çünkü vücut için gerekli Omega 3 bu besinlerde bulunuyor. Balık tüketmek aynı zamanda vücudun seratonin salgılamasını sağlıyor. Bu hormon da beyindeki mutluluk merkezini aktif hale geçiriyor.
- Günde 2 ya da 3 litre su içmelisiniz… Harvard Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre bu oranlarda su içmek dayanıklılığı arttırıyor, stresin azalmasına yardımcı oluyor. Ancak aklınızda bulunsun; fazlası da zararlı…
- Dik durun. Kambur durmak kasların hızlı çalışarak, yorulmasına sebep olur. Nefes almanızı zorlaştırır. Dik konumdayken daha rahat nefes alınır, oksijen akciğerlere dolar ve böylece kanın daha rahat dolaşması sağlanır…
- Yapılan araştırmalara göre en sevdiğiniz müzikleri dinlemek stresi hafifletiyor ve yorgunlukla daha rahat savaşmanızı sağlıyor. Bu yüzden hemen bir ipod edinin ve yürürken, çalışırken, iş yaparken müzik dinlemeyi ihmal etmeyin…
- Dışarı çıkın. Sabah kalkınca yapacağınız ilk işiniz dışarı çıkmak olsun. Amerikalı bilimadamları doğal ışığın beyni harekete geçirdiğini ve seratonin salgılamasına yardımcı olduğunu söylüyor. Bu da mutluluğunuzu arttıracaktır.
- Mutlaka gün içerisinde şekerleme yapın… Amerika’daki beyin sağlığı araştırmacılarına göre, 30 dakikalık kısa bir uyku bile insanların performansını olumlu yönde etkiliyor. Çalışırken kısa da olsa gözlerinizi kapatıp biraz dinlenin…
- Vücudunuzun asit oranını dengelemeniz gerekir. Gereğinden fazla şekerli yiyecekler ve peynir aside sebep olur ve enerjiyi emer. Bu yüzden sebze ve meyve salatalarını bolca tüketin.
- Doktorlar hayatınızdaki iyi şeyleri hatırlamanız için sizi mutlu eden şeyleri bir deftere yazmanızı öneriyor. Bunları okudukça, sizi neyin mutlu ettiğini daha iyi bulabilirsiniz…
- Düzenli yemek yiyin. Yemekler arasındaki uzun aralıklar şekerin düşmesine, dolayısıyla enerjinizin azalmasına neden olur. Günde üç kez mutlaka yemek yiyin. Gün içerisinde muz, fındık, yoğurt yemek ideal…
- Kaslarınızı hissederek enerji sağlayın. Mesela iki elinizi göğüs hizasında birleştirin ve birbirine doğru itin. Ardından başınızın üstüne kaldırın ve bunu 5-10 defa tekrarlayın.
- Güne iyi bir kahvaltıyla başlayın. Süt, 150 gr. yoğurt, 1 muz, tereyağ, bal, fındık ve cevizi karıştırıp yiyebilirsiniz. Bu karışım güne zinde başlamak isteyenler için ideal bir karışım.
- Nefes alıp vermenin önemini mutlaka kavrayın. Derin nefes alıp vermek, nefes yolunuzu açacak ve daha çok enerji almanızı sağlayacaktır. Her saat üç ya da dört kez derin nefes alıp verin…
- Cep telefonunuzu kapatın… Bırakın günün birkaç saati kimse size ulaşamasın. Gerekli olduğunda iş ve aileniz için kullanın…
- Düzenli olun. Dağınıklık sizi strese sokacaktır. Gereksiz yere panik yaparsanız, bu stresle işleriniz yolunda gitmeyecektir. Bu kaosu yaşayıp stresinizi arttırmayın…
- Adımlarınızı arttırın. Daha fazla yürüyüş yapın, bol bol merdiven çıkın. Olabildiğince hareketli olmaya özen gösterirseniz, kanın hızlı hareket etmesini, kaslara ve organlara giden oksijenin artmasını sağlarsınız. Bu da sizi rahatlatacaktır.
- Magnezyum almaya dikkat edin. Sebzelerde, fındıkta ve tahıllı ekmeklerde bulunan bu vitamin size zindelik kazandıracaktır.
- Yiyeceklerdeki enerjinin hızlı emilimini sağlayan Co-enzimQ10, vücudun ürettiği antioksidandır. Bu enzimin oluşmasını sağlayan yiyecekler de brokoli, kahverengi şeker, kepekli ürünler, soya ve fındıktır.
- Çok kafein ve alkol uykuyu engeller ve enerji veren B vitaminini emer. Haftada birkaç kez 1 ya da 2 kadeh şarabı geçmemeye, çay ve kahve tüketimini de en aza indirmeye özen gösterin.
- Bilgisayarla çalışırken mutlaka aralar verin. Japon araştırmacılar, bilgisayar önünde çok oturan insanlarda endişeli olma halinin arttığını, gözlerde problem yaşandığını ve beden ağrılarının çoğaldığını söylüyor.
- Ve son olarak beyinsel anlamda rahatlamak ve yenilenmek için kendinize 20 dakika ayırın ve şunları yapmaya çalışın…
Ilık, sessiz bir yerde oturun ya da uzanın. Lida’ nızı her sabah 1 kapsül içmeyi unutmayın! Gün içerisinde mutlaka 2 LT. ve üzerinde su tüketin! Üzerinizde rahat kıyafetleriniz olsun ve gözlerinizi kapatın. n Nefes alışverişinize odaklanın ve nefesinizin rahat olmasını sağlayın. n Kendinizi nehir kenarında, yeşil çimenlerin üzerinde düşünün. Güneş parlıyor, kuşlar cıvıldıyor ve siz suyun akışını duyuyorsunuz. n Suyun içinde ayağa kalkıyor, yüzünüzü güneşe dönüyorsunuz. Güneşin sizi enerjiyle doldurduğunu hissediyorsunuz. Derin bir nefes alıp, bu enerjinin içinize işlemesini sağlıyorsunuz. n Vücudunuzun ve düşüncelerinizin pozitife dönüştüğünü hissettiğinizde yavaşça gözlerinizi açıyorsunuz…
|
|