Kas
10

Nöronlar birbirlerine o kadar yakındırlar ki sanki birbirlerine değiyorlarmış gibi görünürler. Fakat biraz daha yakından baktığınızda aralarında, bir tür iletişim boşluğu olduğunu görürsünüz. Birbirine uzak olan nöronlar, tutarlı olarak aynı şeyi düşünmeye başladığımızda birbirine yaklaşmaya başlarlar. Sonrasında aynı düşünceyi düşünmeyi sürdürürseniz nöron bağları gittikçe kalınlaşır.
Bu düşünce boşluğundan bizim düşünce dediğimiz sıvı geçer. Bu sıvı bir çok kimyasal madde ile hareket eden bir elektrik akımıdır ve bir nörondan diğerine aktarılır. İşte biz bu sıvıyı ya da düşünce akışı olarak adlandırıyoruz.
Bu sıvının (yani düşüncenin) bir nörondan diğerine geçerken oluşturduğu görüntü tıpkı yıldırımların yeryüzünü dövdüğü bir atmosferi andırır. Tıpkı, şimşeğin yeryüzüne düştüğü anın görüntüsü gibidir. Bir nörondan diğer nörona geçişin çok sık olması, bizim o düşünceyi çok sık düşündüğümüzü gösterir. Ne kadar çok sıvı akımı varsa o kadar çok aynı düşünce düşünülüyor ya da o eylem yapılıyor demektir.
Elektrik akımı ile birlikte hareket eden bu sıvı (yani düşünce), bu bağlantılardan çok sık geçerse buradaki bağlantı yolu güçlenmeye başlar. Tıpkı bir çiçeğe su vermek gibi nöron bağlantıları da beslenip gürleşir. Eğer bu sıvının geçişini engellerseniz ya da sıvıyı başka bağlantılardan geçirirseniz, bu sefer de kullanılmayan nöron bağlantıları zayıflayıp kurur. Tıpkı çiçeğe su vermediğinizde nasıl kurursa nöron bağları da öyle kurumaya başlar.
Beyin sürekli çikolatayı düşünüyorsa o zaman bu bağlantılar güçlenir. Canınız çikolata yemek istemese bile alışkanlıktan dolayı yeme ihtiyacı hissedersiniz. Ya da şişmanlık düşüncesini çok kullandıysanız bu bağlar o kadar çok güçlenir. Zayıflamak isteseniz bile, şişmanlık bir alışkanlık haline dönüşebilir. Düşüncelerinizin eylemlerinize etkisi büyüktür. Lida kullanımından sonra bütün vücudunuz yeterli besin maddesini aldıktan sonra beyninize daha fazla ihtiyacı olmadığını sinyaller göndererek anlatmaya başlayacaktır. Lida yosun kapsülü sayesinde artık gıdaya ihtiyacınız olmadığını bilen beyin, ne kadar hoşunuza gitse de başka bi gıda maddesi istememeye başlayacak, siz örneğin çikolatayı daha az düşündükçe, onunla olan bağlantınız da zamanla zayıflayacak ve zamanla abur cubur atıştırmaz olacaksınız.
Kas
3

Merhaba sevgili Lida yosun kapsülü kullanıcıları bugün sizlere beynimizin gücü ile ilgili yaşanılmış bir hikayeyi aktaracağım.
Bu hikaye Davut Çeçen’in Tahir Sesibol adında çok yakın bir arkadaşı ile ilgili. Bundan 15 sene kadar önce birlikte tırmanış yaptıkları bir dağda, Davut beyin olmadığı bir gün Tahir kimilerine göre 70 metre ama Cem beye göre 40 metre civarında bir kaya sütundan aşağıya kayaların üzerine düşüyor. Fakat güçlü bir bedene sahip olan Tahir yaşamayı başarıyor ve hastanede iyi bir bakım ve biraz nefes egzersizi biraz da meditasyon yardımıyla hızla iyileşiyor.
Bu kazanın sonucunda kafatasında bir kaç göçük, boyun omurlarında çatlaklar, kol kemiğinde açık kırık, bedeninin bir sürü yerinde ciddi et kaybı ve sol el bileğinde ciddi bir yaralanma oluşuyor. Sol bileği o kadar şiddetli bir darbe alıyor ki buradaki bütün kıkırdak tabaka yok oluyor ve kemikler birbirine sürtünüyor. Sizin anlayacağınız el bileği sakat kalıyor. Fakat Tahir için işler böyle gerçekleşmiyor. Doktorlara bileğini iyileştirmek için ne yapması gerektiğini sorduğunda doktorlar egzersiz yapmasını söylüyorlar. Hayatı boyunca spor yapmış olan Tahir, bu işi de ciddiye alıp o gün itibariyle bileğine egzersiz yaptırmaya başlıyor.
Olayın üzerinden 15 sene geçtikten sonra bir nedenle el bileğinin röntgeni çekildiğinde, röntgeni inceleyen doktor duruma inanamayarak kendisi de bir doktor olan eşini çağırıyor ve röntgeni incelemesini söylüyor:
“Şimdi bu röntgeni incele,” diyor eşine. Eşi, “Peki,” deyip röntgeni inceliyor. Ardından Tahir’e bileğini hareket ettirmesini söylüyor. Tahir, normal bir insan bileğini nasıl hareket ettirirse aynı şekilde bileğini hareket ettiriyor. Doktor, eşine dönüp, “Şimdi,” diyor. “Bu röntgen bu bileğe ait!”
İki doktor inanamayarak bir çığlık atıyor: “İmkansız! burada kıkırdak yok. Bu bilek hareket edemez ki? Etse bile dayanılmaz. Bunu nasıl başardınız?”
Tahir, “Bilmem!” diyor. “Kimse bana bileğimi bir daha hareket ettiremeyeceğimi söylememişti ki…”
Gördüğünüz gibi beynimiz inandıktan sonra vücudumuz için imkansız olan bir şey yok. Lida hapına inanın ve zayıflayabileceğinizden emin olun. Size garanti ederim ki dünyada sizi zayıflatabilecek Lida kadar güçlü bir alternatif daha yok. Zayıflarken sağlıklı kalacaksınız ve kısa bir süre sonra hem sağlıklı hem de fit bir vücuda sahip olacaksınız…
Eki
21

Bama halkı, muz, guava, üzüm ve armut gibi meyveleri yetiştirir, bunların hepsi de dalından koparılıp taze, olgun ve uzun bir yaşamın temeli olan antioksidan, enzim, lif ve diğer besin maddeleriyle dolu olduğu halde yenir. Bu tür bir kaynağa sahip oldukları için şanslılar: çoğumuz bundan yoksunuz. Buna rağmen biz Lida ile beraber düzenli meyve yemeliyiz ve her zaman satın almaya gücümüz yetmese de ara sıra bazı yerel organik ürünleri de tüketmeliyiz.
Bama’da uzun yaşamın başlıca unsurlarından biri kenevir tohumu ya da Cannabis sativa L. bitkisidir, daha iyi bilinen Cannabis indica bitkisinin kökence kuzenidir. Bunun tersine, Bama’da yetişen kenevir psikoaktif özelliklere sahip değildir köylüler bunu sake ve snake şarabından sağlar. Kenevir bitkisi B vitaminleri ve magnezyum ve çinko gibi mineralleri emmeye son derece yatkındır. Kenevir tohumları, vücudumuzdaki her hücrenin gereksindiği temel yağ asitleri omega 6 ve omega 3′ü (3:1 oranında) iyi bir dengede içerir. Bu nedenle sağlıklı bir zayıflama sağlamak için Lida yosun kapsülü ile beraber kullanılması önerilir. Kenevir aynı zamanda tam bir proteindir, çünkü tüm sekiz temel amino asidini içerir. Bu Asya, Rusya ve Doğu Avrupa’da binlerce yıldır bir halk ilacı olarak kullanılır.
Kenevir hamuru, Batı’da sağlıklı gıda mağazalarında satılır, sıradan hamura lezzetli bir alternatiftir. Bu hızlı ve kolay pişirilir, lezzetlidir ve çoğu hamur soslarına uyar. Hemp glüten içermez, dolayısıyla glütene toleranslı olmayanla karın hastalığı olanlar için idealdir ve bazı tahıllara göre sindirimi daha kolaydır. Kenevir tohumu yağı aynı zamanda bir güzellik ürünü olarak satılır ve bunun cildin esnekliği ve parlaklığını artırdığı söylenir.
Bama dağlarının eteklerinde yetişen kenevir tohumları toplanır, bunlar güneşte kurutulur, hamura katılır ve temiz dağ suyu içinde pişirilir. Bu besleyici bir süt oluşturur ve bununla içinde sebzelerin pişirildiği ya da günde bir iki kez yenen houmayou yapılan bir tür yağlı yemek suyu hazırlanır. Tohumlar ayrıca olduğu gibi de yenir, temel yağları en saf, en çiğ halinde korunmuş olur. İmkan bulup da bu tohumları edinebilirseniz sağlığınız açısından ne kadar yararlı olduklarını birkaç kullanımdan sonra fark edeceksiniz.
Siz sevgili Lida okuyucularına dünyanın farklı yerlerinden alternatif besin kaynakları hakkında bilgi vermek bizler için bir zevktir. Bir başka sağlıklı yaşam ve Lida ile ilgili yazıda görüşmek üzere. Zayıf kalın…
Eki
9

Arkadaşımın kilo almasını sağlayabilmek için denemediğimiz yol kalmamıştı ancak yine de umduğumuzu bulamamıştık. Arkadaşım kilo alma hayalinden yavaş yavaş vazgeçmeye başlamıştı. Artık ne olursa umursamıyordu. Bir gün kardeşinin getirdiği bir gazete kupürü dikkatimizi çekmişti.
Amerika’daki bir adamın yazmış olduğu Havluyla Vücut Geliştirme adlı kitapta; yazarın askere gittiğinde 38 kilo olduğu ve askerdeki bir komutanının onu -kendisiyle askerliği boyunca ilgilenip vücut geliştirme yaptırarak-askerliğinin sonunda 80 kiloya çıkardığı anlatılıyordu. Yazar kendisinin geliştirdiği bir teknik sayesinde havluyla da vücut geliştirilebileceğini ve günde sadece 90 saniye zaman ayırarak hem kilo alınabileceğini hem de vücut geliştirilebileceğini anlatmış. Kitap, pahalı olmasına rağmen hemen alındı. Bir süre bu kitapla çalışmalar yapıldı. Değişen bir şey olmadı ama bu kitap yeni bir ufuk açmıştı. Eğer 38 kilo olan biri body building çalışarak 42 kilo alabiliyorsa arkadaşım da alabildi. Bu belki de bugüne kadar düşünülen en doğru şeydi. Moda’da bir spor merkezine yazıldılar. Hocaları o zamanların en iyisi kabul edilen Ahmet Katır’dı. Düzgün bir antrenman programı ve beslenmeyle 1 yılın sonunda 49 kilodan 65 kiloya çıktıklarını ben biliyorum.
Neticede inandığınız kadar başarılı oluyorsunuz. Azimle çalışmak lazım. O zamanlardan gelen tecrübelerimle ve aldığım eğitimlerle yüzlerce zayıf insanı şişmanlatmayı başardım. Olumlu sonuç alamadığım kişiler de oldu ama onlar istikrarlı devam etmemişlerdi.
Gördüğünüz gibi sadece kilo vermek isteyen insanlar yok. Arkadaşım gibiler kilo almaya çalışıyorlar ve onların işi daha zor çünkü onların kilo almasını sağlayacak Lida yosun kapsülü gibi etkli bir çözüm yolları yok. Lida sayesinde zayıflayabilenler bu açıdan çok şanslılar. Lida kullanmayıp saatlerini boş yere spor salonlarında harcayanlar için dua ediyorum. Belki rüyalarında zayıflayabilirler.
Eki
1
Dengeli bir kilo yaş, vücut tipi, hatta bazı insanlar için yılın hangi döneminde olduğu gibi pek çok faktöre dayalıdır ve kişiye özeldir. Aynı şekilde, ilerleme de mutlak değil görecelidir. Fransız kadınları kalorileri hesaplamadıkları gibi, kilolarını da hesaplamazlar. Çünkü çoğu lida kullanır. Lida kullananlar için kalori hesaplaması yapmak gibi bir dert söz konusu değildir. Üç aylık değişim sürecinden sonra daha ne kadar yolunuz kaldığını siz hissedeceksiniz. Yolu yarıladığınızı hissediyorsanız, değişim süreciniz başarılı olmuş demektir. Eğer yarılamadıysanız, ne kadar yol aldığınıza bakıp birkaç hafta daha devam edin. Gerçekçi olmayan hedeflerden uzak durun hepimiz manken inceliğinde olamayız. Lida yosun kapsülü bile sizi manken inceliğine ulaştıramaz. Çünkü lida yağların erimesine yardımcı olur sıkı vücut için spor yapmanız gerekir. Bu yüzden sizlere Lida kullanırken beraberinde küçük de olsa egzersizler yapmanızı öneriyoruz. Birkaç şeyden daha vazgeçmeyi deneyin: birkaç düşman daha eleyin (bir kere yaptığınız için bu defa çok daha kolay gelecektir); günde on dakika daha fazla yürüyün. Ufak değişiklikler dengenizi bulmanızda anahtar rol oynayacak.
Bu yaşam tarzını oturtabilmek için miktar yerine kalite kuralını benimsemeniz gerekiyor. İnanılmaz bir şekilde, daha fazla keyif alıp kilo vermeye devam edeceğiniz koruma aşamasına geçtiğimizde, kaliteyi hayatınıza nasıl yerleştireceğiniz üzerinde duracağız. Ama ilk önce, tanıdığım birkaç Amerikalı kadın için değişimin nasıl gerçekleştiğini görelim.
Değişimin temel kurallarından bazılarını tekrarlayalım:
Üç haftalık profilinize bakıp “düşmanları” tanımlayın ve bir şok yaratmadan azaltabildiğinizce azaltın. Acı çekmeden tamamen kesebildiklerinizi kesin. Lida satış bölümünden Lida satın alıp onu kullanmaya başlayın. Diğerlerini yavaş yavaş azaltın. Düzenli saatlerde yiyin. Dost yiyeceklerin porsiyon miktarlarını gözden geçirin ve bunları da giderek azaltın. Süpermarketten değil çarşı/pazardan alışveriş yapın. Haftada birkaç kez yiyecek alışverişi yapın (ihtiyaç duydukça alma kuralını uygulayın, asla açken alışveriş yapmayın). Yediklerinizi mevsimlere uygun olarak çeşitlendirin. Taze meyve ve sebzelerin porsiyonlarını artırın.
Ağu
12

Lida diyet hapı hücre içi sentez ya da besin yoluyla organizmaya alınan Omega-3 ve benzeri uzun zincirli yağ asitleri mutlaka kolesterol esterleri, fosfolipit ya da trigliserit formuna dönüştürülür. Besin yoluyla trigliserit formunda ve kolesterol esterleri şeklinde de alınabilirler.
İkinci olarak, yağ asitlerini taşıyan trigliserit ve kolesterol esterleri gibi moleküllerin kana geçebilmek için mutlaka lipoprotein oluşturmaları gerekir. Fosfolipitlerde de yağ asitleri vardır ve fosfolipitler de yağ asitleri taşırlar Manifesto: Çarmıha Gerilen Molekül ve Modern Bilimin Kolesterol Masalları kitabından.
Lida zayıflama hapı kullanan Harper’a göre sahip olduğumuz bütün yağ asitlerinin yüzde 45′i trigliseritlerde, yüzde 35 kadarı fosfolipitlerde, yüzde 15 kadarı kolesterol esterlerinde bulunur. Yüzde 5 kadar yağ asidinin ise serbest olduğu düşünülmektedir.
Lida yosun kapsülü faydalı yağ asitleri konusu anlatılırken, bunlardan sanki kolesterol esterlerinden, trigliseritlerden, fosfolipitlerden bağımsız moleküllermiş gibi söz edilir. Sizler de farkında olmadan, ister istemez faydalı yağ asitlerinin tek başına var olduğunu düşünmek zorunda kalırsınız! Uzun zincirli Omega-3 gibi yağ asitleri sadece hücre yüzeyinde hücre içinde bağlı bulundukları molekül ve partiküllerden değişik enzimler yoluyla, örneğin lipoprotein lipazla ayrılabilirler.
Uzun zincirli yağ asitlerinin lipoprotein partikülleri üzerindeki genel taşıyıcı molekülleri trigliseritler, fosfolipitler ve kolesteroldür. Her ne kadar partikül üzerindeki bir trigliserit molekülünde 3 yağ asidi olsa da, bu 3 adet yağ asidinin türleri birbirinden çok farklı olabilir.
|
|